OKUL KAYGISI YAŞAYAN ÇOCUĞA NASIL YAKLAŞILMALI ?

Çocuğumuz doğduğu günden itibaren ilk iletişimde olduğu kişiler anne ve babası olduğu için onunla olan iletişmimiz çocuğumuzun duygu durumunu belirleyici olur. Eğer kaygılı bir ebeveynsek çocuğumuzunda kaygılı olması kaçınılmazdır.

Özellikle okulların açıldığı bugünlerde çocukların tama yakını şiddetleri farklı da olsa bir kaygı yaşarlar. Tabi ki yaşamış oldukları kaygı bir dereceye kadar normaldir. Ancak bazı çocuklarda okula başlamak ve devam etmekle ilgili ciddi sorunlar yaşayabilir. Peki çocuğumuzun okula adapte olabilmesi için nasıl davranmalıyız.

Okul korkusu değişik fiziksel belirtilerle ortaya çıksa da temelinde anneden ayrılma korkusu yatar. Anneden ayrılma düşüncesi çocuğun midesinin bulanmasına, terlemesine, titremesine ağlamasına, öfkelenmesine neden olabilir. Bir çok çocuk bu duruma 1 hafta gibi bir sürede alışabilse de bazı çocuklarda bu sorunlar daha uzun sürer.

ilk kez evden, anne-babasından uzakta kalan çocuğun zihninde bir çok kaygılı düşünce belirebilir. Örneğin; annem beni bırakıp bir daha dönmeyecek mi, acaba beni bıraktıktan sonra ne yapacak (Özellikle evde küçük kardeşi varsa annem benim sevmiyor onun için beni okula getirdi gibi düşünceler), okulda başıma birşey gelir mi, okuldaki çocuklar bana zarar verir mi, ya çişim gelirse ne yapacam ? gibi kaygı uyandıran düşünceler, çocuğun okula uyum sağlayamamasına neden olabilir.

Peki çocuğun okula adapte olabilemsi için ne yapmalıyız ?

Okula başlamadan önce okula yaşantısı ile ilgili özendirici bilgiler aktarmak gerekir.
Bu durumun sadece bizim çocuğumuzun başına gelmediğini bilmeliyiz her çocuğun anne-babadan ayrıldığında irili ufaklı kaygılar yaşayabildiğini bilmeliyiz. Okula başlamda güçlük çeken çocuğumuz karşısında kendimizi ve çocuğumuzu suçlamamalı bu durumun olağan ve üstesinden gelinebilecek bir durum olduğunu aklımızdan çıkarmamalıyız.

Okul hakkında bilgi verilmeli, okulun, öğretmenin ve okul arkadaşları ile ilgili bilgi vermeli çocuğun ilk kez karşılaşacağı bir ortama karşı bilgi sahibi olmasını sağlamalıyız.
Anne- baba çocuğuna kendisininde o yaşlardayken okula gittiği ile ilgili hikayeler anlatmalı, okul ile ilgili düşüncelerimi anlatmalıyız. Eğer varsa okul dönemimize ait fotograflarımız çocuğa gösterilmeli ve olumlu anılarımızı paylaşmalıyız.

Okula başlamakta zorluk çeken çocuğa karşı ‘’ ne var ki tük çocuklar gidiyor sen neden gitmek istemiyorsun’’ gibi suçlayıcı, çocuğu rencide edici söylemlerden kaçınılmalı, onun kaygılarını anlamaya çalışmalıyız.
Eğer çocuğumuzun okula uyum sorunu ile ilgili ebeveynler aşırı endişeye kapılırsa bu kaygının çocuğa geçeceğini bilmeliyiz.

Çocuğun okul ile ilgili düşünceleri konuşulmalı eğer varsa okul ile ilgili kaygılı düşünceleri üzerinde konuşulmalı ve ne yapabileceği öğretilmelidir. Örneğin eğer okulda tuvalet ihtiyacı olduğunda bu durumda öğretmeninden yardım isteyebileceği anlatılmalıdır. Çocuk için bilinmezliğin kaygı uyandıracağı unutulmamalıdır. Herhangi bir sorun yaşadığında öğretmeninden destek alabileceği söylenmelidir.

Anne- baba çocuğun okula devamı ile ilgili tutarlı söylem ve davranışlarda bulunmalı. Örneğin çocuk okula gitmek istemiyorsa bunu nedeni öğrenilmeli ve ortada hastalık vb bir durum yoksa çocuğun okula gitmesi teşvik edilmelidir.

Çocuğumuzla konuşarak okula gitmek istememesi ile ilgili kaygılı düşünceler saptanmalı, çocuğun aklındaki soru işaretleri yalın bir dille cevaplanmalıdır.
Çocuğu bir birey olarak görmeli ve yaşamış olduğu durum ile ilgili açık ve net ifadelerle onunla konuşmalı, onu anlamaya çalışmalıyız.

Okulun ilk haftası mutlaka çocuğumuza destek olmak amacıyla onunla birlikte okula gitmeli ve çocuğumuz istiyorsa bir müddet onunla okulda kalabileceğimiz güvencesini vermeliyiz.
Kesinlikle okula bırakıp kaçmak gibi yaklaşımlardan uzak durmalıyız.

Uzman Dr Burak Toprak
Psikiyatrist

No comments yet.

Leave a comment

Your email address will not be published.

Call Now Button
WhatsApp chat