OBEZİTE TERAPİSİ

Obezite Terapisi Nedir?


Şişmanlık olarak da bilinen obezite durumu besinlerle alınan enerjinin, tüketilen enerji miktarından fazla olması durumunda ortaya çıkar. Obezite insan yaşam performansını kısıtlayan, çeşitli hastalıklara davetiye çıkaran, yaşam kalitesini bozan ve tedavisi mümkün bir hastalıktır. Obezite terapisi konuşarak düşünce, duygu ve davranışlarımızın değiştirildiği bir terapi türüdür.

Sadece Diyet ve Egzersiz Zayıflamak İçin Yeterli mi?


Obezite çağımızın en önemli sorunu olmaya başlamış ve eğer müdahale etmezsek gelecek yıllarda büyük bir sorun olarak kalmaya devam edecektir. Birçoğumuz kilo vermek için defalarca uğraşmamıza, kendimize diyete uyum sağlayacağımıza dair defalarca söz veririz. Ancak hemen her defasında büyük bir hayal kırıklığı ile bazen birkaç hafya/ay içinde diyet, spor vb. davranışları terk ederiz.

Bazen de çok uğraşıp hızlı bir şekilde verdiğimiz kiloları yine aynı hızda alıyor olmak moralimizi iyice bozabilmektedir. Bu durumun artık kısır döngüye döndüğü düşünür bazende zayıflamak adına obezite cerrahisine başvururuz.

Peki sağlıklı kilo vermenin ve verdiğimiz kiloları almamanın başka bir yolu yok mudur ?

Peki şu ana kadar kilo vermek için sadece davranışlarımızı değiştirmeye çalışmışsak ve yemek yeme, egzersiz gibi kavramlarla ilgili düşünce sistematiğimizi değiştirmeyi hiç düşündünüz mü? Sadece düşünceleri değiştirmekte bazen yeterli olmamakta duygularımızı tanıyabilmemiz, açlık duygusu, iştah, istek vb kavramları da tanımamız ve bunları kontrol altına almak gerekmektedir.

Tam da bu noktada şu ana kadar yemek ile ilgili davranışlarımız da kalıcı ve köklü değişiklik yapmak düşüncelerimizi değiştirmemize ve kalıcı davranış becerilerinin öğrenmemizle mümkün olacaktır. Bizi davranışa
sürükleyen duygularımızı fark etmeli, duygularımıza neden olan düşünceleri saptamalı ve bunları obezite terapisi ile değiştirmeyi öğrenirsek kalıcı ve sağlıklı bir hayata adım atmış oluruz.

Diyet Yapma Düşüncesi Birçok İnsanı Mutsuz Ediyor.

Bazen de başladığımız diyet programını yeterli kiloları verdikten sonra artık diyeti sürdürme motivasyonumuz kalmamakta ve verdiğimiz kiloları hızlı bir şekilde almaktayız. Çünkü hiç bir diyetin ömür boyu sürdürülemeyeceğini düşünür ve geçici süreli olmasını isteriz ya da sürekli diyet uygulama fikri bizi mutsuz bir insan haline çevirir. Eğer sağlıklı beslenme düşüncemizi baltalayan düşünceleri değiştirmezsek yaptığımız davranış değişikliği bizi kısa sürede mutsuz etmektedir. Kilo vermek için ilk günlerde olan motivasyonumuz bir anda düşmekte ve diyet bir zorunluluk halini alarak giderek bizi mutsuz hissettirir. Sağlıklı beslenme alışkanlığı kazanmanın ilk şartının davranışlarımızı oluşturacak düşünce biçimimizi değiştirmek olduğunu unutmayalım.

Zayıf İnsanlar Kilolu İnsanlardan Daha Farklı Düşünür.

Çevremizde kilosunu kontrol altında tutan insanlar olduğunu görürüz ve nasıl bunu başardıklarını merak ederiz ve çoğunlukla bir çaba içinde olmadıklarını düşünürüz. Zayıf insanlara da sorduğumuzda kilosunu korumak için ekstra bir çaba harcamadıklarını söylerler. Tabi ki düşünce sistematiklerinin bizden farklı olduğunu fark etmeyiz. Zayıf insanların
açlık, tokluk, doyma gibi kavramlarla ilgili düşünceleri kilosunu kontrol edemeyen insanlardan çok farklıdır. Aslında kilo vermemiz önünde ki en büyük engel doğrun olduğunu düşündüğümüz düşünce sistemimizdir.

Obezite Terapisi ile Kalıcı Zayıflamak Mümkün

Yemek ile ilgili düşüncelerimizi değiştirmedikçe yapacağımız her diyet bize eziyet, mutsuzluk, yoksuzluk ve pişmanlık olarak dönecektir. Bu durumda da olumsuz düşüncelerimizin oluşturduğu olumsuz duyguları bastırmak için diyetimizi bozarız. Sonrada diyetimizi bozduğumuz için pişmanlık duygusu içinde boğulmaya başlarız. Düşüncelerimizi değiştirmeden
diyet yapmakta, yapmamakta bizi mutsuz edecektir.

Obezite Terapisi İle Kalıcı ve Sağlıklı Zayıflama Mümkün.

Eğer psikoterapi yöntemleri ile bizi sağlıklı beslenme alışkanlığımızın gelişmesinden alıkoyan düşüncelerimiz saptamalıyız (baltalayıcı düşünceler). Bu baltalayıcı düşünceleri yok edecek olumlu alternatif düşünceleri zihnimize yerleştirip, duygularımızı kontrol altına almayı başarabilirsek, yeni bir beslenme alışkanlığı kazanmış oluruz.

Psikiyatrist Dr Burak Toprak

No comments yet.

Leave a comment

Your email address will not be published.

WhatsApp chat