Depresyon Nedir?

Yaşayanın “ ah bir de bana sor” dediği yaşamayanın “abartıyorlar” dediği; günümüzde popüler bir hale gelip grip gibi anılan ama yaşayınca aslında o kadar da kolay olmayan: Tabiki de depresyon…

Son zamanlarda gelen hastalara baktığımızda depresyon şikayetiyle gelenlerin arttığını gözlemliyoruz. Depresyonun ne olduğunu artık bilmeyenimiz yoktur heralde. Ama yine de bugün depresyon nedir ve hepimizin bildiği kadar basit bir şey midir diye ayrıntılı olarak inceleyeceğiz.

Öncelikle depresyon nedir diye sorduğumuz zaman herkesin bu konuda bir fikri vardır elbette. Ama sandığımız kadar kolay bir şey midir diye sorarsak bunun cevabı hayır olur tabi ki. Özellikle pandemi döneminde yaşadığımız bu zor süreçte hepimizin çevresinde depresyona giren birileri vardır ya da depresyona giren kendimiz dahi olabiliriz. Peki nasıl anlaşılır depresyona giren bir insan? Burada belli başlı şekilde anlatmaya çalışacağız ancak her depresyon hastası aynı şekilde özelliklere sahip olmadığı için depresyonda olup olmadığınızı anlamanız için ruh hekimine gitmenizi tavsiye ederiz.

Depresyon, çoğu kaynakta çökkünlük olarak geçebiliyor. Kişiler çökkün bir duygudurum içinde olup düşünce, konuşma, devinim ve fizyolojik işlevlerde yavaşlama, durgunlaşma gibi belirtiler gösterir.
Kişilerin genel görünümünde üzüntülü bir ifade olabilirken özbakımlarında da azalma görülebilir. Durgun ve sıkıntılı halleri hemen göze çarpar. Hafif ve orta şiddetteki depresyonda hasta ile ilişki kurmak güç olmazken ağır depresyonda hastada mutizm (konuşmama) görülebilir. Duygulanımda hastalar genel bir keyifsizlikten, derin üzüntüden ve bazen iç açısı duyma derecesine varan bir artma yaşayabilirler. Low mood denilen çökkün bir duygudurum yaşarlar. Depresyon hastası eskiden yaptığı ve zevk aldığı şeylere karşı bile isteksiz ve zevk alamayacak seviyeye gelir. Ancak bu zevk alamama sadece depresyona özgü olmadığı unutulmamalıdır. Başka ruhsal hastalıklarda ya da depresyon ile ilerleyen başka durumlarda da görülebilir. O yüzden depresyonu incelerken bütün olarak bakmak bize daha çok yardımcı olur. Bunlarla birlikte kişi eğer depresyondaysa yeme isteğinde azalma görülürken çok seyrek olarak artışta yaşanabilir. Hastanın düşünce hızı yavaşlar ve ses tonu bile eskiye göre daha az çıkar. Kendini yetersiz ve değersiz hisseder. Bazen her şeyden kendini suçlu olarak görür.

Yukarıda saydığımız tüm maddeler bir depresyon hastasında olabilecek belirtilerdir. Bunların bazılarını hepimiz hayatımızın bir döneminde yaşamış olabiliriz. Ancak bu saydıklarımızı bir sendrom yani depresyon olarak adlandırabilmemizi sağlayan şey bu belirtilerin bir arada oluşu, yoğunluğu ve sürekliliğidir. Bu belirtilerin kişinin günlük işlevlerini etkileyecek derecede olması, en az beş belirtinin olması ve en az iki hafta sürmesi depresyon tanısı için gereklidir.

İnsan Neden Depresyona Girer ?

Bu sorunun birçok cevabı olabilir. En önemlisi kalıtımdır. Depresyon yaşayan hastaların birinci derece akrabalarında da bu duruma yakalanma oranı yüksektir. Bizler nasıl ki dış görüntümüz ailemizdeki akrabalarımızdaki bireylere benzetiliyorsa taşıdığımız genlerdeki hastalıklara yatkınlıklarda benzer özellik gösterir. Örneğin, bir babada tansiyon hastalığı varsa yüksek ihtimalle çocuklarında da tansiyon rahatsızlığı görülür. Ruhsal semptomlarda böyledir. Eğer ailede depresyon geçiren birinci derece akraba varsa bizde de depresyona yatkınlık görülebilir. Bununla birlikte kişinin yaşadığı büyüdüğü çevre, çocukluk travmaları, olumsuz yaşam olayları da kişiyi depresyona sürükleyen başka etkenler olabilir. Kişinin yaşadığı başka hastalıklarda kişiyi depresyona itebilir.

Depresyona Giren Bir Beyin Nasıl Çalışır?

Hastaların düşüncelerinin içeriği genellikle geçmiş pişmanlıklar, acı veren olumsuz anılar ile doludur. Geçmiş iyi yaşanmamış ve keşkelerle doluyken gelecek ise umutsuz ve karanlıktır onlar için. Kendi kendilerini suçlarlar ve kendilerini hiçbir şeye layık görmezler. Depresyona giren bir beyinde nöral bağlantılar yeteri kadar sağlanamaz, seratonin ve dopamin hormonlarının azalması da görülür. Yani depresyon beyin aktivitesini de değiştiren bir hastalıktır.

Depresyon, sandığımız kadar kolay girdiğimiz ve çıkabildiğimiz bir durum değildir. Kişinin yaşamını büyük ölçüde etkileyen bir hastalıktır. Depresyon, onu uzun yıllar boyunca yaşayan bir insana dinlenme şansı vermez. Uzun süreler boyunca yaşanılan bir depresyonun ağırlığını taşımak oldukça zor ve yorucudur. Çoğu insan bunu basite indirgeyip kendi kendine geçmesini bekliyor ama bu sandığımız gibi yardım almadan kendi kendine geçecek bir durum olmamakla birlikte zamanla daha çok kronik hale gelebilir. Bazen kaldıramadığımız yüklerin altına girmek yerine yardım almak işimizi daha çok kolaylaştırır. Tedavi size özeldir ve ne kadar erken yardım almaya karar verirseniz depresyondan kurtulma oranınızda o derece artar.
Hastalığınızı şansa, kadere, kısmete bağlamak yerine uzman ellere bırakmayı deneyin…

No comments yet.

Leave a comment

Your email address will not be published.

Call Now Button
WhatsApp chat