buraktoprak

About buraktoprak

This author buraktoprak has created 114 entries.

TMS TEDAVİSİ SIK SORULAN SORULAR

1. Transkranial manyetik Uyarım (TMU/TMS) tedavisi etkili midir? Bilimsel çalışmalarla etkili olduğu kanıtlanmıştır. Dünyanın bir çok ülkesinde uygulanmaktadır. Depresyon, Obsesif Kompulsif Bozuklukta(OKB),  FDA onayı almış bir tedavi şeklidir. Örneğin, depresyonda, beynin sol dorsolateral prefrontal kortekste  aktivite azlığı olduğu biliniyor. TMS ile beynin bu bölgesini ilaçsız olarak manyetik uyarımla uyarıyoruz. İlaçlarda olan yan etkilerden hiçbirine maruz kalmadan hızlı ve etkili sonuçlar alınabilmektedir 2. Transkranial manyetik uyarım (TMU/TMS) tedavisinin başarı oranı nedir? Pek çok araştırmacının bu konudaki bildirilerinde bu tedavinin başarı oranları %50 ila %75

Kabul Ve Kararlılık Terapisi (ACT) Nedir?

Kabul ve Kararlılık Terapisi (ACT) diğer birçok terapi türünden farklıdır. Birincil amacı semptomları azaltmak değildir. Bunun yerine, ACT terapistleri, insanların semptomlarını ve acı verici duygularını kabul etmelerine yardımcı olmayı ve bunlara rağmen tatmin edici bir yaşam yaratmayı amaçlar. ACT, semptomları azaltmaya doğrudan odaklanmasa da , araştırmalar dolaylı olarak ACT’nin genellikle bunu başarmada oldukça etkili olduğunu doğrulamaktadır. ACT Nasıl Çalışır? ACT, neden böyle hissettiğimizi anlamamıza yardımcı olarak çalışır. İşin çoğu dile odaklanıyor – kendimizle ve başkalarıyla durumumuzu çevreleyen olaylar veya aklımızdaki ‘hikayeler’ hakkında nasıl konuştuğumuz. Bunu yıkmak, herhangi bir düşünce modelini tanımamıza

MELANKOLİK DEPRESYON

Melankolik depresyon, majör depresif bozukluğun bir alt türü olarak karşımıza çıkar ve endojen depresyon olarak da bilinir. Kişinin yaşadığı depresyonda melankolik özelliklerin olduğu majör depresif bir tablo çizer. Majör depresyon altında ele alınsa da yapılan çoğu araştırma melankolik depresyonun biyolojik kökenli olduğunu söylüyor. Bununla birlikte kişinin genetik yapısı, geçmiş travmaları, beyin kimyası ve hormonları da önemli rol oynar. Semptomlarına baktığımız zaman majör depresyon özelliklerini taşır ama melankolik depresyonda bunu daha yoğun ve hayatının nerdeyse tümüne etki edecek derecede yaşabilir. *Örneğin

Hamilelik Depresyonu

Hamilelikte ve doğum sonrasında depresyon Hamilelik, genellikle heyecan verici bir dönemdir. Bu heyecanı her iki ebeveynde hisseder ancak hamileliği yaşayan anne adayında bu heyecanla birlikte bir kaygı ve depresif duygular eşlik edebilir. Bu kaygının birçok nedeni olabilir. Özellikle anne adayı ‘ iyi anne olacak mıyım’ ‘ çocuğumun isteklerini ve benden beklentilerini karşılayabilecek miyim’ gibi kaygılara sahip olabilir. Bu kaygılar aslında normal insani kaygılardır. Ancak kaygının şiddeti ve süresi kimi zaman uzayabilir ve anne adayında anksiyete bozukluğu ya da depresyon vb psikiyatrik

PSİKİYATRİSTE GİTMEYE NASIL İKNA EDİLİR ?

Bazen insanlar bizleri arayıp sevdikleri yakınları için endişelendiklerini ama o kişinin doktora gitmeye istekli olmadığını bunun için ne yapabileceklerini soruyorlar. Bunun tabi ki net ve tek bir doğru cevabı yok. Çünkü herkesin kendi dinamik bakış açıları ve kendi doğru yanlışları bulunuyor. Kişi, dışardan bir gözle kendine bakamadığı için bazen bizim gördüklerimizi göremiyor ve doktora gitmeyi istemiyor ya da bir şekilde bunun ona fayda sağlayacağını düşünmüyor.  Ben de sevdiğiniz birinin yardım alması için yapabileceklerimizi anlatmaya çalışacağım.  1 Öncelikle Empatik Olun, Yargılayıcı konuşmamaya çalışın.

Depresyon Nedir?

Yaşayanın “ ah bir de bana sor” dediği yaşamayanın “abartıyorlar” dediği; günümüzde popüler bir hale gelip grip gibi anılan ama yaşayınca aslında o kadar da kolay olmayan: Tabiki de depresyon… Son zamanlarda gelen hastalara baktığımızda depresyon şikayetiyle gelenlerin arttığını gözlemliyoruz. Depresyonun ne olduğunu artık bilmeyenimiz yoktur heralde. Ama yine de bugün depresyon nedir ve hepimizin bildiği kadar basit bir şey midir diye ayrıntılı olarak inceleyeceğiz. Öncelikle depresyon nedir diye sorduğumuz zaman herkesin bu konuda bir fikri vardır elbette. Ama sandığımız kadar kolay

Yas ve Melankoli

Freud, “yas ve melankoli” adlı kitabında ruhsal çökkünlüklerdeki belirtilerin yas tutma sırasındaki belirtilere benzerliğine dikkat çekmiş ve bu iki durumu karşılaştırmalı olarak incelemiştir. Bu yazımızda Freud’un yaklaşımını detaylı olarak inceleyeceğiz. Araştırmalar ve klinik bulgular yas ve melankoli arasındaki bağı doğruluyor. Ve Çevresel etkenlerinde her iki durum için de benzerlik gösterdiğini söylemektedir. Daha detaylı bakarsak; Yas, sevilen birinin ya da soyut değerlerin kaybına karşı ortaya çıkan bir reaksiyondur. Ve sonucunda melankoliye neden olur. Yas yaşayan kişinin tutumunda büyük bir değişiklik olsa

Obsesif Kompulsif Bozukluk (Takıntı Hastalığı) Nedir?

Obsesif kompulsif bozukluk (OKB), her yaştan insanı etkileyebilen obsesyon ve/veya kompulsiyonlarla karakterize bir psikiyatrik rahatsızlıktır . Takıntılar (obsesyonlar), yoğun şekilde endişe uyandıran istenmeyen, zorlayıcı düşünceler, görüntüler veya dürtülerden oluşur. Zorlantılar (Kompulsiyonlar) ise kişinin takıntılardan kurtulmak ve/ veya sıkıntısını azaltmak için giriştiği eylemlerdir. Çoğu insan hayatının bir döneminde obsesif düşüncelere ve / veya kompulsif davranışlara sahip olabilir. Ancak bu hepimizde “birazcık OKB” olduğu anlamına gelmez. Obsesif kompulsif bozukluk tanısının konulabilmesi için bu obsesyon ve kompulsiyon döngüsü o kadar aşırı hale gelir ki kişi bu durum yüzünden

Depresyona ne sebep olur?

Harward Medical School Haziran 2019 da yayınlanan bir makaleyi sizler için derledik. Depresyonun başlangıcı, beyin kimyasal dengesizliğinden daha karmaşık.. Sıklıkla depresyonun kimyasal bir dengesizlikten kaynaklandığı söylenir, ancak bu görüş hastalığın ne kadar karmaşık olduğunu anlamamıza yetmez. Araştırmalar, depresyonun belirli beyin kimyasallarından daha fazlasından kaynaklandığını gösteriyor. Beyin tarafından hatalı ruh hali düzenlemesi, genetik hassasiyet, stresli yaşam olayları, ilaçlar ve tıbbi sorunlar dahil olmak üzere birçok olası depresyon nedeni vardır. Bu etkenlerin birçoğunun depresyona neden olmak için etkileşime girdiğine inanılıyor. Elbette, kimyasallar bu sürece dahil olur, ancak

Nietzsche’nin üst-insanı

Nietzsche günümüzde popülerliğiyle bilinse de çoğu kimseler tarafından da asırlar boyunca eleştirilmiştir. Onun felsefesini, hayata bakışını anlamak oldukça zor ve karmaşıktır. Bu yazımız da bu karmaşıklığı bir nebze olsun azaltmak ve Nietzsche’nin üst-insanını daha yakından tanımak için kitaplarından kesitlerle bunu açıklamaya çalışacağız.. “Ben size üst-insanı öğretiyorum. Aşılması gereken bir varlıktır insan” diyerek başlar Nietzsche. İnsanın sınırlardan ibaret olmadığını ve sahip olduğunu sandığı her şeyden dahası olunduğunu söyler aslında. Nietzsche’ye göre acılar, bizi olgunlaştıran, yoğuran ve bizi biz yapan olaylardır. Hayatın getirdiği

Call Now Button
WhatsApp chat