buraktoprak

About buraktoprak

This author buraktoprak has created 120 entries.

SOSYAL FOBİ (SOSYAL ANKSİYETE BOZUKLUĞU)

SOSYAL FOBİ (SOSYAL ANKSİYETE BOZUKLUĞU) Sosyal fobide kişi ya eleştirilirsem ya hata yaparsam ya ağzımdan yanlış bir kelime çıkarda insanlar benle dalga geçerse şeklindeki düşünceler nedeniyle yeterli performans sergileyemezle ya da performans sergilemekten kaçınırlar. Genellikle bir sunum yaparken rahatsız olurlar, yüzlerinin kızaracağını, selerinin titreyeceğini, tuhaf görüneceklerine dair kaygıların insanlar tarafından anlaşılacağını ve rezil olacaklarını düşünürler. Bazen en yakın arkadaşları ile keyifli bir sohbet yaparken masalarına oturan pek fazla tanımadıkları insanlar nedeniyle konuşmayı sürdürmekten vazgeçip dinleyici olmayı yeğlerler ve bir müddet sonra ortamdan sıkılmaya

OBSESİF KOMPULSİF BOZUKLUK

OKB, kişinin zihnine bir anda gelen zorlayıcı takıntılı düşünce, imge ve fikirlerin olduğu sonrasında bu sıkıntılı düşünce ve imgeleri yok etmek için ortaya çıkan kompulsiyon adı verilen yineleyici eylem ve düşüncelerden oluşur. Obsesif kompulsif bozukluk nadir bir hastalık sanılmasına rağmen son yıllarda görülme sıklığı giderek artmaktadır. Obsesif Kompulsif Bozukluk Kaç Yaşında Başlar Obsesif kompulsif bozukluk genellikle çocukluk yıllarında başlamasına rağmen kişinin bunu bir hastalık olduğunu farketmesi 20’li yaşlarda olur. Uzun yıllar yaşamış olduğu takıntılı düşüncülerin bir kişilik özelliği olduğunu düşünüp tedavi olma arayışına girmeyebilir. Ancak

EN SIK GÖRÜLEN OBSESYON VE KOMPULSİYONLAR

Obsesif kompulsif bozukluğun birbirinden farklı birçok çeşitli klinik görünümleri mevcuttur. Buluşma, Kirlenme Obsesyonu – Temizlik Kompulsiyonları Kişi vücudunun, ellerinin kirlendiğini, mikrop ya da virüs kapabileceğini ve bu mikrobu başkalarına da bulaştıracağını düşünür bu yüzden sık sık uzun süreli ellerini yıkamaya başlar. Bazen o kadar sık ellerini yıkamaya başlar ki kişi saatlerini lavaboda geçirir ve elleri tahriş olur. Dışarda giydiği kıyafetleri eve gelir gelmez çıkarma ihtiyacı duyar. Bazen ailenin diğer üyelerinide ellerini yıkaması ve kıyafetlerini değiştirmesi için zorlar. Evi detaylı bir şekilde tekrar tekrar

OBSESİF KOMPULSİF BOZUKLUĞUN NEDENLERİ

OBSESİF KOMPULSİF BOZUKLUĞUN NEDENLERİ Obsesif Kompulsif Bozukluk genetik aktarımın olduğu beyinde serotonin vb hormonların işlevlerinde bozukluk olması nedeniyle oluşan bir beyin hastalığıdır. Obsesif kompulsif bozukluk takıntı, vesvese hastalığı olarakta bilinir. Genetik aktarımı güçlü bir hastalık olması yanında sosyal öğrenme ile de geçiş bildirilmiştir. OKB Tedavisi Tedavide zihne gelen olumsuz düşünce ve imgelerin yok edilmesi için ilaç tedavisi ve/veya psikoterapi uygulanmaktadır. OKB tedavisinin en az 2 yıl sürdürülmesi gerekir. Tedavinin ilk haftalarında ciddi bir düzelme beklenmese de 2-4 hafta arasında düzelme başlar. Tedavi sürecinde olumsuz düşünce

TRAVMA SONRASI STRES BOZUKLUĞU

Kişinin kendisinin yada çevresindeki insanların ölüm ya da yaralanma tehlikesi ile karşı karşıya kalması durumunda ortaya çıkan kişiyi aşırı derecede korkutan, paniğe kapılmasına, çaresiz hissetmesine neden olan durumlara travma diyoruz. Travma sonrası kişide görülen belirtiler: Uykusuzluk, sıkıntı hissi, huzursuzluk, yerinde duramama, iştahsızlık, kabuslar, çabuk irkilme, çabuk sinirlenme, rahatsız edici olayın sık sık hatırlanması, sürekli olarak olayın yeniden olacağı ve durumla ilgili sürekli tetikte bekleme hali, gelecekle ilgili plan yapamama, yabancılaşma hissi, olayı hatırlatan durumlardan rahatsız olma ve kaçınma görülür. Birçok insanda örseleyici travmatik

TRAVMA SONRASI STRES BOZUKLUĞU BELİRTİLERİ

TRAVMA SONRASI STRES BOZUKLUĞU BELİRTİLERİ Olayı Yeniden Yaşama (Hatırlama) Travmatik olayla ilgili anılar zihinde tekrar tekrar canlanır. Kişi sanki o anı yeniden yaşıyormuş gibi hisseder ve ciddi bir panik duygusu, çaresizlik ve endişe yaşar. Kişinin zihnine gelen bu olumsuz olay sonrası titreme, terleme, sıkıntı basması, kalp çarpıntısı, boğulacak gibi olma vb belirtiler görülür. Bazen kişi bu olayı gerçekten yaşıyormuş şeklinde tepkiler verebilir. Kaçınma Kişi travmatik olayı hatırlatan yerler, kişiler ve her türlü durumdan kaçınır. Olayı anımsamak istemez ve zorlayıcı düşünceleri yok etmek ister. Ancak

DEPRESYON NEDİR ?

Depresyon kişinin gündelik yaşamını etkileyen bir beyin hastalığıdır. Normalde bazı zamanlarda gündelik yaşamımızda birkaç saat ya da gün süren mutsuzluk dönemleri yaşayabiliriz. Depresyon normal olarak yaşanan mutsuzluk dönemlerinden farklı bir durumdur. Depresyonda kişi hemen hemen tüm gün süren mutsuzluk, keyifsizlik, hayattan zevk alamama durumu yaşar. Depresyonda olan kişi için adeta hayatın tadı tuzu kalmamıştır. Sabah mutsuz ya da gergin bir şekilde uyanır ve adeta hiç uyumamış gibi yorgun hissedebilir. Depresyondaki kişi gün içinde gündelik rutin işlerini yapmak istemez, örneğin işe gitmek istemez

OKUL KAYGISI YAŞAYAN ÇOCUĞA NASIL YAKLAŞILMALI ?

Çocuğumuz doğduğu günden itibaren ilk iletişimde olduğu kişiler anne ve babası olduğu için onunla olan iletişmimiz çocuğumuzun duygu durumunu belirleyici olur. Eğer kaygılı bir ebeveynsek çocuğumuzunda kaygılı olması kaçınılmazdır. Özellikle okulların açıldığı bugünlerde çocukların tama yakını şiddetleri farklı da olsa bir kaygı yaşarlar. Tabi ki yaşamış oldukları kaygı bir dereceye kadar normaldir. Ancak bazı çocuklarda okula başlamak ve devam etmekle ilgili ciddi sorunlar yaşayabilir. Peki çocuğumuzun okula adapte olabilmesi için nasıl davranmalıyız. Okul korkusu değişik fiziksel belirtilerle ortaya çıksa da temelinde anneden

HELİKOPTER EBEVEYNLERİN ÇOCUKLARI OKUL KAYGISI YAŞAR MI?

1969 yılında; Psikoterapist Haim Ginott’un ortaya attığı bir kavram olan “Helikopter Ebeveyn”; küçük bir çocuk danışanının annesini bu şekilde tanımlaması sonucu ortaya çıkmış ve bazı ebeveyn özelliklerini tanımlamıştır. Bu tarz ebeveynler sürekli olarak çocuğunu yanından ayırmayan, her istediğini yapan, çocuğum yapamaz, yorulur gerekçesi ile çocuğa sorumluluk vermeyen, çocuğun davranışlarını devamlı kontrol altında tutan, müdahaleci anne babalar maalesef ülkemizde çok fazla bulunmaktadır. Kendi kaygıları (çocuğum yapamaz, edemez, incinir düşüncesi) doğrultusunda hareket eden anne-babalar çocuğum bireyselleşmesi önünde ki en büyük engeldir. Her an

Call Now Button
WhatsApp chat