Bipolar Affektif Bozukluk

BİPOLAR AFFEKTİF BOZUKLUK

Manik depresif hastalık olarak ta bilinen bu hastalık mani, depresyon, karma ve düzelme dönemleri şeklinde seyir eden kronik bir beyin hastalığıdır. Hastalığın başlangıcı genellikle 20’li yaşlardır. Kendine aşırı güven, aşırı enerji, hareketlilik, hızlı ve fazla konuşma, uyku ihtiyacında azalma, gereksiz para harcama, aşırı sinirlilik, cinsel istekte aşırı artış mani döneminin tipik belirtileridir. Depresyon döneminde ise çökkünlük, mutsuzluk, karamsarlık, isteksizlik, iştahta azalma ya da artma, uykuda artma ya da azalma gibi şikayetler görülmektedir.   Hastalık dönemleri tedavi edilmezse hayati riskleri olan durumlar yaşanabilmektedir.

TARİHÇE

Duygulanım bozuklukları çok eski çağlardan beri bilinmektedir. Eski din kitaplarında, Yunan ve Latin yapıtlarında ağır çökkünlük ve taşkınlık nöbetleri geçiren kişiler tanınabilmektedir. Mani ve melankoli deyimlerini ilk olarak Hipokrat kullanmıştır.

M.Ö 400 yılında Hipokrat depresyonu da tanımlamış ve iç salgılarla ilgili oluştuğunu savunmuştur.

Orta çağda ruhsal çökkünlüğü en iyi tanımlayanlardan biri İbni Sina olmuş ve ilginç olgu örnekleri vermiştir. 19. yüzyılda Fransız ve Alman ruh hekimleri mani ve melankolinin değişik türlerini, klinik belirtilerini yazmışlarsa da hepsini psikoz manyak depresif ( PMD ) adı altında toparlamayı, hastalığın belirtilerinin gidiş ve sonlanışının tanımlanmasını Kraepelin ( 1896 ) başarmıştır.

Asclepiades depresyonları kişinin şartlarını iyileştirmek yolu ile tedavisini önermiştir. M.S. 2. yüzyılda Areataeus mani ve melankoliyi tarif etmiştir, bu iki hastalığın birbiri ile bağımlı olduğunu ifade etmiştir.

Jean Pierre Falret bir kısım depresyonların başlangıçta neşeli bir devre sonunda ortaya çıktığına dikkat çekmiş ve bu duruma “ folie circulaire ” ( döngüsel ruh hastalığı ) adını vermiştir.

Griesinger bütün akıl hastalarında hastalanan yerin beyin olduğunu ileri sürmüş, depresyonun da bir beyin hastalığı olduğunu vurgulamıştır. Kraepelin’den önce Karl Kahlbaum siklotimi deyimini kullanmış ve hafif heyecansal bozukluklarla seyrettiğini bildirmiştir.

Freud, ortaya attığı psikoanalitik teorisi içinde manik-depresif psikoz, diğer psikozlar ve nevrozları ayırmaya yönelik çalışmalar yapmıştır. Winokur ve arkadaşları ise maninin depresyona göre daha ağır bir hastalık olduğunu bildirmişlerdir.

TEDAVİ

Manik depresif hastalığın tedavisinde amaç mani ve depresyon dönemlerinin yaşanmasını engellemek, kişiye yeniden mesleki ve sosyal işlevselliğini kazandırmaktır. Tedavide duygudurum düzenleyici ilaçlar ve antipsikotik ilaçlar kullanılmaktadır. Elektrokonvulsif tedavi (EKT) şiddetli depresyon ve mani dönemlerinde etkili ve güvenli bir tedavi metodudur Hastalık döneminde yaşanan sorunların çözümü ve kişinin yeniden eski yaşamına dönmesi için psikoterapi ile desteklenmelidir. Şiddetli atak dönemlerinde hastayı kısa sürede ve en az zararla sağlığına kavuşturmak için hastaneye yatış yapılmalıdır.

WhatsApp chat