Bonzai Bağımlılığı

Bonzai son yıllarda kullanımı gittikçe yaygınlaşan bir maddedir. Bonzai labaratuvar ortamında oluşturulmuş sentetik bir madde olduğu için son derece riskli bir maddedir. İlk kullanımında dahi  ölüm tiribine sokabilmekte,  aniden gelişen korku, öldüğünü hissetme, halisünasyonlar görme  ve bu sırada kalp krizi geçirme sonrasında kişi ölebilmektedir.

BONZAİ KİMYASAL BİR MADDEDİR

Bonzai son yıllarda ülkemizde giderek yaygın kullanılmaya başlayan ve hızlı bir şekilde beyni etkileyerek bağımlılığa neden olan bir maddedir. Kimyasal bir madde olan bu maddenin çeşitli bitkilerin kurumuş yapraklarına karıştırılarak elde edilir ve kullanıcılara bitkisel madde olduğu izlenimi verilir. Sokak jargonunda “Sentetik esrar”, “Saf THC”, “Jamaikan”, “Spice”, “Spice Gold”, “Jamaika/Gold”, “Spice Silver”, ‘’Genie’’, “Kronic” ve “K2” gibi adlarla da bilinmektedir. Bir kez kullanımında dahi bağımlılık, ani kalp krizi ve psikotik hastalıklara neden olabilmektedir.

BONZAİ’NİN BAĞIMLILIK POTANSİYELİ ÇOK YÜKSEKTİR

Etkisi kullanım sonrasında hızlı bir şekilde başlar ve kullanan kişide rüyada olma hali, enerjik, neşeli hissetme, boşlukta yüzme hissi verebilir. Ayrıca susuzluk ve açlık hissi, ağız kuruluğu, çarpıntı hissi, sersemlik hissi, kafa karışıklığı, gerginlik, saldırganlık, unutkanlık, görme sorunları, kâbus görme, şüphecilik, halüsinasyon gibi şikayetlere neden olabilir. Kişide madde kullanımını bıraktıktan yaklaşık 5 saat sonra sıkıntı hissi, gerginlik, sinirlilik, uykusuzluk, öfke patlamaları gibi yoksunluk belirtileri yaşar ve yeniden maddeyi kullanmak ister.

Kişiler ilk başlarda diğer maddelere göre daha ucuz olduğu ve etkisinin daha şiddetli olduğunu düşünerek bu maddeyi kullanmaya başlıyorlar ve ilk kullanımı takip eden aylarda ikinci, üçüncü kullanım gerçekleşmekte ve kişi bir anda Bonzai’nin esiri haline gelmektedir. Bonzai kullanımı ile kişinin yaşamış olduğu sorunlar o kadar şiddetli olabiliyor ki (bayılma, ne yaptığını şaşırma, unutkanlıklar, çevresine saldırgan davranışlar, ölüm korkusu vb.) bir süre sonra maddeden kurtulmaya çalışsa da yaşamış olduğu yoksunluk belirtileri bu maddeyi bırakamamasına neden olmaktadır. Bonzai’nin bağımlılık yapıcı etkisinin en az eroin kadar olduğu söylenebilir.

ÖLÜM TRİBİNE SOKABİLMEKTE

Bonzai kullanıcılarının deneyimlerinde kendilerini Bonzai’nin etkisi ile bir daha asla girmek istemedikleri bir ölüm tribine girdikleri. O sırada dayanılmaz bir bunaltı, keyifsizlik, paranoyalar, ölüm korkusu yaşadıklarını çok fazla bunaltı yaşadıkları için kendilerini öldürmeyi düşündüklerini ve bazen çevresini tehdit olarak algılayarak diğer insanları öldürme isteği yaşadıklarını söylerler.

Özellikle son yıllarda hastanelerin acil servislerine (bayılma, kusma, epilepsi nöbeti, kalp krizi vb.) ve psikiyatri kliniklerine (ani başlayan şüphecilik, unutkanlık, geçmeyen halüsinasyonlar, garip davranışlar vb.) bonzainin akut etkileri nedeniyle başvurularda ciddi bir artış gözlenmektedir.

ÇOCUĞUMUZ BONZAİ KULLANIYOR MU?

Maalesef kullanım yaşı 11’e kadar inen bu maddeyi çocuğumuzun kullandığından şüphelendiğimiz zaman (yani çocuğumuzda  davranışlarda ani değişiklikler, sinirlilik, anlamsız öfkelenme, okul başarısında düşme, ailesine yabancılaşma, isyankar tavırlar, sosyal etkinliklerden uzaklaşma, arkadaş çevresinde ani değişiklikler, cilt renginde soluklaşma, okul başarısında düşme gibi belirtiler) çocuğumuzla madde kullanımı olup olmadığı sakin bir şekilde konuşulmalı amacımızın onu kırmak, üzmek olmadığı sadece son zamanlarda yaşamış olduğu davranış değişikliklerinin nedenini anlamaya çalıştığımızı ve ona yardımcı olmak istediğimizi belirtmeliyiz.

BONZAİ BAĞIMLILIK TEDAVİSİ İÇİN EKİP ÇALIŞMASI GEREKİR

Bağımlılığın tedavisinde mutlaka profesyonel destek şarttır. Yaklaşık 1-2 hafta süren yoksunluk belirtilerini yatıştırmak için ilaç tedavileri uygulanmalıdır. Bir yandan yoksunluk belirtileri ilaçlarla yatıştırılırken bir yandan da hastanın bağımlılık terapisine başlatılması gerekir. Bağımlılık terapisinde hastanın içinde bulunduğu durumun farkına varması, maddeye yönelten faktörlerin saptanması, riskli durumların gözden geçirilmesi gerekir. Hasta bağımlılık konusunda eğitimden geçirilmeli, maddenin zararları konusunda bilinçlendirilmelidir. Kişinin duygu, düşünce ve davranışlarının farkına varması ve kabullenmesi hedeflenmelidir. Hastalara madde isteği ile baş etme yöntemlerinin öğretilmesi, tedavi motivasyonlarını arttırıcı yöntemler uygulanması gerekir. Maddeye yönelten riskli durumların (riskli arkadaşlıklar, stresör faktörler vb.) saptanması ve riskli durumlarla karşılaşınca çözüm becerilerinin farkına varması sağlanmalıdır. Ayrıca aileler bağımlılık konusunda eğitilmeli, ortaya çıkacak kriz dönemlerine müdahale edebilme yetilerinin geliştirilmesi ve çocukları ile yaşamış oldukları çatışma ortamının gidermek için müdahalelerde bulunulmalıdır.

Bağımlılık tedavisinin bir bütün halinde ilerlemesi çok önemlidir. Madde bağımlısı birey, tedavi ekibi, aile ve sosyal çevre bu süreçte ortak hareket etmeli, olası riskler beraberce analiz edilip çözüm yolları aranmalıdır. Bağımlılık tedavisinde en önemli adımın tedaviye başvurma isteği olduğu unutulmamalı, bağımlılıktan kararlı adımlarla kurtulabileceğimizin farkına varmalıyız. Sil baştan başlamak gerek bazen deyip bonzaisiz bir yaşamı yeniden kurmayı hedeflemeliyiz.

Tedavi

Yaklaşık 1-2 hafta arasında süren arındırma tedavisi sırasında kişinin maddeyi kesmesine bağlı oluşan şikayetlerine yönelik ilaç tedavisi yapılmakta. Ayrıca  kişinin yaşam tarzına müdahale etmesi sağlanarak maddeyi hayatından çıkarması, değişebileceğine inanması için motive edilmeli, tekrar maddeye başlamasını engellemek için çeşitli tekniklerle kişinin motive edilmesi gerekmektedir. Ailelerin tedaviye katılımı çok önemlidir. Ailelerin bağımlılığı anlamak ve çözüm bulabilmek için eğitimden geçmesi tedavinin önemli bir parçasıdır.

WhatsApp chat