Madde Bağımlılığı

Madde Bağımlılığı son yıllarda giderek artan bir sorun haline gelmektedir. Bağımlılıkla ilgili öncelikle şunu bilmek gerekir ki hiç bir madde mahsum değildir. Tüm maddelerin bağımlılık yapma potansiyeli son derece yüksektir.

Madde bağımlılığı, vücuda zararlı olduğu halde, kişinin mesleki ve sosyal yaşantısını etkilemesine rağmen kullanmaya başladığı maddeyi her geçen gün daha fazla miktarda ve sürede kullanmaya başlamasıdır. Kişi maddeyi ilk kullandığı zamanlardaki etkiyi elde edebilmek için giderek artam miktar ve sürede madde kullanmaya başlar. Bir müddet sonra neredeyse zamanın büyük bölümünü madde kullanımı ve kullandığı maddenin etkilerinden kurtulmak için harcamaya başlar.

Madde kullanıcısı çoğunlukla çevresindeki insanların uyarılarına kulak asmaz ve maddeye karşı herhangi bir bağımlılığı olmadığını savunur. Kişi ya bu durumu görmezden gelip inkar edebilir, ya da tedavi olamayacağını düşünür. Çünkü bırakmakla ilgili bir gayret içine girmesine rağmen çoğunlukla bu süreçte tek başına tedavi olmadan başarısız bırakma girişimleri mevcuttur.

Madde bağımlılığı yıllar geçtikçe birçok sorunu da birlikte getirir. Çoğunlukla madde kullanımına bağlı gelişen ikincil psikiyatrik hastalıklar ( Depresyon, anksiyete, öfke kontrol bozukluğu, bipolar, şizofreni, psikoz vb) kişinin yaşam kalitesinin iyice düşmesine neden olur. Madde kullanımı nedeniyle kişi aile ve sosyal yaşamından uzaklaşır. Çok hızlı bir şekilde sosyal çevresi değişir ve bir müddet sonra sosyal çevresi madde kullanan kişilerden oluşur. Tüm çevresinin bir anda madde kullanıcısı kişilerden oluşması sanki tüm insanların madde kullandığını ve bu durumun normal bir durummuş gibi görünmesine neden olur.

Yaşadığı damgalanma, aile ve toplumdan dışlanmaya başlayan kişi kendini iyice bu bataklığa itilmiş hisseder ve yalnızlaşır.

Madde Bağımlılığı Tanı Kriterleri

Aşağıda yer alanlar kriterlerden sadece üçü bağımlılık tanısı koymak için yeterlidir.

  • Tolerans gelişmesi (kullanılan madde miktarının aynı etkiyi sağlamak amacıyla giderek artırılması)
  • Madde kesildiğinde ya da azaltıldığında fiziksel veya ruhsal yoksunluk belirtilerinin ortaya çıkması
  • Madde kullanımını denetlemek ya da bırakmak için yapılan ama boşa çıkan sürekli çabalar
  • Maddeyi sağlamak, kullanmak ya da bırakmak için büyük zaman harcama
  • Madde kullanımı nedeni ile sosyal, mesleki ve kişisel etkinliklerin azalır ya da tamamen bırakılması
  • Maddenin tasarlandığından daha uzun ve yüksek miktarlarda alınması
  • Fiziksel ya da ruhsal sorunların ortaya çıkmasına ya da artmasına rağmen madde kullanımının sürdürülmesi

MADDE BAĞIMLILIĞINDA TEDAVİ

Madde bağımlılığı tedavisinin bir masanın 4 ayağına benzetebiliriz. 4 ayaktan biri sağlam olmazsa o masa her an devrilebilir. Bağımlılık tedavisinden önemli olan bu 4 unsurdan ilki kişinin tedaviyi kabul etmesi ya da ikna edilmesidir, belki de tedavinin en önemli aşamasıdır. Madde kullanıcısını etiketlemek, hakaret etmek, anlayışsız tavırlar sergilemek kişiyi tedaviden uzaklaştıracaktır. İlk başlarda ailenin kendini çaresiz hissetmesi, duygularını kullanıcıya olumsuz bir şekilde yöneltmesi çoğunlukla tedavide ki gecikmenin en önemli nedenidir. Ortadaki sorunun etkili çözüm yollarını araştırmak yerine ailenin kendisini, çocuğu, sistemi suçlamaya başlamsı çoğunlukla madde kullanıcısına hiçbir olumlu etki yapmaz.

Tedavide ikinci önemli unsur ise düzenli bir şekilde takip, tedavi ve terapi protokollerinin uygulanmasıdır. Bu konuda profesyonel bir destek alanlarda hiç destek almayanlara göre maddeyi bırakma ihtimali 10 kat artmaktadır. Tedavi sürecince olabilecek maddeye kaymaların önüne geçilmesi için psikoterapi olmazsa olmazdır.

Tedavinin üçüncü ayağı ise aile desteğinin tam ve eksiksiz yürütülmesidir. Bu süreçte çocuğa sınırların nasıl konulacağının öğrenilmesi, ailenin terapi sürecine dahil edilmesi, madde ve maddenin etkilerinin öğretilmesi son derece önem arzeder.

Tedavi sürecinde dördüncü ayak ise sosyal destelerinin işletilmesi, kişiyi maddeye sürükleyen sosyal etmenlerin gözden geçirilmesi. kişinin yeniden sosyal topluma dahil edilmesi, iş-barınma vb ihtiyaçların karşılanması gerekir. Tedavi sürecinde sosyal rehabilitasyon sayesinde  yeniden topluma kazandırılması hedeflenmelidir.

Günümüzde madde bağımlılığı tedavisinde uygulanan bir çok alternatif tedavi yöntemlerinin bulunduğu unutulmamalıdır. Özellikle son yıllarda geliştirilen uzun etkili iğne tedavilerinin etkili ve güvenli tedavi yöntemleridir. Ancak ilaç tedavisi dışında mutlaka yukarıda saydığımız bu etmenlerin etkin bir şekilde uygulanması tedavi başarısını arttıracaktır.

WhatsApp chat