Skip links
istanbul psikiyatrist 1 1

Onay Arayıcılık Şeması Nedir? “Herkes Beni Beğenmeli” İhtiyacı

Onay Arayıcılık Şeması Nedir? “Herkes Beni Beğenmeli” İhtiyacı

“Acaba benim hakkımda ne düşündü?”

“Beni beğendi mi?”

“Yanlış bir şey mi söyledim?”

“Bana kızmış olabilir mi?”

“Herkes beni sevse keşke.”

Eğer başkalarının sizin hakkınızdaki düşünceleri ruh halinizi fazlasıyla belirliyorsa, kararlarınızı kendi isteklerinizden çok insanların beklentilerine göre veriyorsanız veya beğenilmediğinizi düşündüğünüzde kendinizi değersiz hissetmeye başlıyorsanız, bunun altında onay arayıcılık şeması bulunabilir.

Onay arayıcılık şemasında kişinin kendisini değerlendirme biçimi büyük ölçüde dışarıdan gelen onaya bağlıdır.

Kişi kendisi için ne istediğinden önce başkalarının kendisi hakkında ne düşüneceğini düşünmeye başlayabilir.

“Ben ne istiyorum?” sorusundan önce “İnsanlar beni nasıl görür?” sorusu gelir.

Bu nedenle kişi dışarıdan oldukça uyumlu, nazik, başarılı veya sosyal görünebilir. Ancak iç dünyasında sürekli bir değerlendirilme ve beğenilme baskısı yaşayabilir.

Onay Arayıcılık Şeması Nedir?

Şema Terapi yaklaşımında onay arayıcılık şeması, kişinin özdeğerini büyük ölçüde başkalarının onayına, beğenisine, takdirine veya kabulüne bağlamasıyla ilişkilidir.

Kişi kendi değerini içsel olarak hissetmek yerine, başkalarının tepkilerinden anlamaya çalışabilir.

Örneğin:

  • İnsanlar beni seviyorsa değerliyim.
  • Başarımı takdir ediyorlarsa yeterliyim.
  • Herkes benden memnunsa iyi bir insanım.
  • Biri beni eleştiriyorsa yanlış bir şey yapmış olmalıyım.
  • Birisi beni reddederse bende bir problem vardır.

gibi düşünceler ortaya çıkabilir.

Buradaki temel sorun insanların görüşlerini önemsemek değildir.

Hepimiz zaman zaman başkalarının ne düşündüğünü önemseriz.

Problem, kişinin kendi değerini başkalarının değerlendirmesine teslim etmesi ile başlar.

“Herkes Beni Beğenmeli” Düşüncesi

Onay arayıcılık şemasının en belirgin özelliklerinden biri, herkes tarafından beğenilme arzusudur.

Kişi bir ortamda biri tarafından sevilmediğini veya onaylanmadığını düşündüğünde bunu normal bir farklılık olarak görmekte zorlanabilir.

Zihninden şu düşünceler geçebilir:

“Beni neden sevmedi?”

“Benden hoşlanmadığını neden hissediyorum?”

“Acaba neyi yanlış yaptım?”

“Beni nasıl görüyor?”

Hatta bazen kişinin bütün günkü ruh hali tek bir insanın verdiği tepkiye bağlı hâle gelebilir.

Birinin gülümsemesi kişiyi rahatlatabilir.

Birinin soğuk davranması ise saatlerce süren bir düşünce döngüsünü başlatabilir.

Onay Arayıcılık Şeması Nasıl Oluşur?

Onay arayıcılık şemasının gelişiminde çocukluk dönemindeki ilişkiler ve kişinin kabul edilme deneyimleri önemli olabilir.

Çocuk, olduğu hâliyle kabul edilmek yerine belirli davranışları yaptığında daha fazla sevgi, ilgi veya takdir gördüğünü öğrenebilir.

Örneğin:

“Uslu olduğunda seni severim.”

“Beni üzme.”

“İnsanlar ne der?”

“El âlem ne düşünür?”

“Böyle davranırsan kimse seni sevmez.”

gibi mesajlar çocuğun kendi davranışlarını sürekli dışarıdan değerlendirmesine neden olabilir.

Çocuk zamanla:

“Ben ne hissediyorum?”

sorusundan çok:

“Benden ne bekleniyor?”

sorusuna odaklanabilir.

Çocukken Sürekli Takdir Edilme İhtiyacı

Bazı çocuklar başarıları üzerinden yoğun şekilde değerlendirilebilir.

Notları, sportif başarısı, görünüşü, davranışları veya sosyal becerileri sürekli övülebilir.

İlk bakışta bu olumlu bir şey gibi görünse de çocuğun aldığı mesaj şu olabilir:

“Başarılı olduğumda değerliyim.”

Bu durumda çocuk başarısızlık yaşadığında yalnızca hayal kırıklığı yaşamaz.

Kendisinin değerini de sorgulamaya başlayabilir.

Yetişkinlikte bu durum:

“İnsanlar beni takdir etmiyorsa yeterince iyi değilim.”

şeklinde devam edebilir.

Onay Arayıcılık Şemasının Belirtileri Nelerdir?

Onay arayıcılık şeması farklı kişilerde farklı biçimlerde ortaya çıkabilir.

Yaygın belirtiler arasında şunlar bulunabilir:

  • Başkalarının düşüncelerini aşırı önemsemek
  • Beğenilme ihtiyacının yoğun olması
  • Eleştirilmekten aşırı korkmak
  • İnsanları memnun etmeye çalışmak
  • “Hayır” demekte zorlanmak
  • Kendi ihtiyaçlarını geri plana atmak
  • Karar verirken sürekli başkalarının fikrini düşünmek
  • Birinin kendisine kızdığını düşündüğünde yoğun kaygı yaşamak
  • Sosyal medya beğenilerini önemsemek
  • Takdir edilmediğinde değersiz hissetmek
  • Başarının başkaları tarafından fark edilmesine ihtiyaç duymak
  • Reddedilmeyi kişisel bir başarısızlık olarak görmek
  • İnsanların kendisi hakkında kötü düşünmesinden korkmak
  • Kendisinden çok başkalarının beklentilerine göre yaşamak

İnsanların Ne Düşündüğünü Fazla Önemsemek

Başkalarının düşüncelerini önemsemek insan olmanın doğal bir parçasıdır.

Ancak onay arayıcılık şemasında bu durum kişinin hayatının merkezine yerleşebilir.

Örneğin kişi bir kıyafet seçerken:

“Ben bunu seviyor muyum?”

sorusundan önce:

“İnsanlar bunu beğenir mi?”

diye düşünebilir.

Bir restoranda yemek seçerken bile başkasının ne düşüneceğini hesaplayabilir.

Bir fikir söylemeden önce herkesin buna katılıp katılmayacağını düşünebilir.

Sonuçta kişi kendi tercihleriyle arasındaki bağlantıyı yavaş yavaş kaybedebilir.

“Hayır” Diyememek

Onay arayıcılık şemasının günlük hayattaki en önemli sonuçlarından biri hayır diyememek olabilir.

Kişi aslında istemediği bir şeye:

“Tamam, olur.”

diyebilir.

Çünkü hayır dediğinde karşı tarafın kızacağından, kırılacağından veya kendisi hakkında kötü düşüneceğinden korkabilir.

Başlangıçta bu davranış ilişkileri koruyor gibi görünebilir.

Fakat zamanla kişi kendi sınırlarını sürekli ihlal etmeye başlayabilir.

Sonrasında ise:

“Herkes benden bir şey istiyor.”

“Kimse beni düşünmüyor.”

“Hep ben fedakârlık yapıyorum.”

gibi kırgınlıklar oluşabilir.

Başkalarını Memnun Etmeye Çalışmak

Onay arayıcılık şeması kişiyi people pleasing olarak ifade edilen aşırı memnun etme davranışlarına yatkın hâle getirebilir.

Kişi çevresindeki insanların ihtiyaçlarını kendi ihtiyaçlarından önce düşünebilir.

Bir arkadaşının sorunu olduğunda hemen yardım eder.

Partnerinin mutsuz olmaması için kendi isteklerinden vazgeçer.

Ailesini üzmemek için kendi planlarını değiştirebilir.

İş yerinde kendisine verilen işleri reddetmekte zorlanabilir.

Ancak sürekli başkalarını memnun etmeye çalışmak, kişinin kendi ihtiyaçlarını fark etmesini zorlaştırabilir.

“Ben ne istiyorum?” sorusu zamanla duyulmaz hâle gelebilir.

Kendi İhtiyaçlarını Geri Plana Atmak

Onay arayıcılık şeması olan kişi bazen kendi ihtiyaçlarının önemli olmadığına inanabilir.

Örneğin:

“Önemli değil, sen nasıl istersen.”

“Benim için fark etmez.”

“Sen mutlu ol yeter.”

gibi cümleleri çok sık kullanabilir.

Bu cümleler tek başına sorun değildir.

Ancak kişi sürekli olarak kendi tercihlerini bastırıyor ve bunu karşı tarafın sevgisini kaybetmemek için yapıyorsa, burada daha derin bir örüntü olabilir.

Onay Arayıcılık Şeması ve Eleştirilme Korkusu

Onay arayıcılık şemasında eleştiri, sıradan bir geri bildirimden daha büyük bir anlam taşıyabilir.

Kişi eleştirildiğinde:

“Bu davranışım beğenilmedi.”

demek yerine:

“Ben beğenilmeyen biriyim.”

sonucuna varabilir.

Bu nedenle eleştirilme kişinin özgüvenini ciddi şekilde sarsabilir.

Bazen kişi eleştiri almamak için hiç risk almaz.

Fikirlerini söylemez.

Yeni bir şey denemez.

Hata yapabileceği ortamlardan kaçınır.

Bu durum zamanla kişinin yaşam alanını daraltabilir.

Onay Arayıcılık Şeması ve İlişkiler

Onay arayıcılık şeması romantik ilişkilerde oldukça belirgin hâle gelebilir. Kişi partnerinin sevgisini ve ilgisini yalnızca ilişkinin doğal bir parçası olarak değil, kendi değerinin kanıtı olarak görmeye başlayabilir.

Partnerinden gelen ilgi kişiyi rahatlatırken, ilginin azalması veya partnerin kısa süreli mesafeli davranması yoğun kaygı yaratabilir.

Örneğin partner mesajına birkaç saat cevap vermediğinde kişi:

“Meşguldür.”

demek yerine:

“Bana kızdı mı?”

“Benden soğudu mu?”

“Artık beni beğenmiyor mu?”

şeklinde düşünmeye başlayabilir.

Burada tek bir davranış, kişinin zihninde ilişkinin tamamı ve kendi değeri hakkında bir değerlendirmeye dönüşebilir.

Partnerin Onayına Sürekli İhtiyaç Duymak

Onay arayıcılık şeması olan kişi partnerinden sık sık güvence isteyebilir.

“Beni seviyor musun?”

“Hâlâ beni çekici buluyor musun?”

“Benimle mutlu musun?”

“Benden daha iyi birini bulsan beni bırakır mısın?”

gibi sorular tekrar tekrar gündeme gelebilir.

Partnerin verdiği cevap kısa süreli rahatlama sağlar.

Fakat altta yatan onay ihtiyacı değişmediğinde aynı soru farklı biçimlerde yeniden ortaya çıkabilir.

Bu nedenle bazen problem partnerin yeterince sevgi göstermemesi değil, kişinin kendi değerini sürekli olarak partnerinin davranışlarından ölçmesidir.

İlişkide Kendi İsteklerini Söyleyememek

Onay arayıcılık şeması kişinin ilişkide kendi isteklerini açıkça ifade etmesini de zorlaştırabilir.

Partneri nereye gitmek istediğini sorduğunda:

“Sen nereye gitmek istiyorsan oraya gidelim.”

diyebilir.

Ne yemek istediği sorulduğunda:

“Benim için fark etmez.”

cevabını verebilir.

Tek tek bakıldığında bunlar önemsiz davranışlar gibi görünür.

Ancak sürekli tekrarlandığında kişinin ilişkide kendi ihtiyaçlarını görünmez hâle getirmesine neden olabilir.

Onay Arayıcılık Şeması Neden Kırgınlık Biriktirebilir?

İlginç bir şekilde sürekli başkalarını memnun etmeye çalışan kişi zamanla en çok kırgınlık biriktiren kişi hâline gelebilir.

Çünkü kendi isteğini söylemez.

Karşı tarafın bunu kendiliğinden anlamasını bekler.

Karşı taraf anlamadığında ise:

“Beni hiç düşünmüyor.”

“Ben onun için bu kadar şey yapıyorum ama o benim için yapmıyor.”

diye düşünebilir.

Buradaki önemli nokta şudur:

Karşı tarafın ihtiyaçlarınızı tahmin etmesini beklemek, sağlıklı sınır koymanın yerini tutmaz.

Kendi isteğini açıkça ifade etmek, karşı tarafı reddetmek anlamına gelmez.

Onay Arayıcılık Şeması ve Sosyal Medya

Sosyal medya, onay arayıcılık şemasının günümüzde daha görünür hâle gelmesine neden olabilir.

Bir fotoğraf paylaşılır.

Beğeni sayısı beklenenden düşük gelir.

Kişi bir anda:

“Demek ki insanlar beni beğenmiyor.”

diye düşünebilir.

Bir paylaşım çok sayıda beğeni aldığında ise kısa süreli bir özgüven artışı yaşanabilir.

Ancak bu rahatlama dışarıdan gelen bir ölçüme bağlı olduğu için kalıcı olmayabilir.

Bir sonraki paylaşımda aynı onayın gelmemesi yeniden kaygı yaratabilir.

Böylece:

Paylaşım → onay → rahatlama → onayın azalması → kaygı → yeniden onay arama

şeklinde bir döngü oluşabilir.

Sosyal Medyada Kendini Sürekli Kontrol Etmek

Onay ihtiyacı yüksek olan kişi sosyal medya kullanımında kendi görünürlüğünü sık sık kontrol edebilir.

Kim beğendi?

Kim yorum yaptı?

Kim görmüş?

Neden şu kişi beğenmedi?

gibi sorular zihni meşgul edebilir.

Bu davranışlar kişinin gerçek sosyal ilişkilerinden çok, başkalarının dijital tepkilerine odaklanmasına neden olabilir.

Onay Arayıcılık Şeması ve İş Hayatı

İş hayatında da onay arayıcılık şeması kişinin davranışlarını etkileyebilir.

Çalışan, yöneticisinin kendisinden memnun olup olmadığını sürekli kontrol edebilir.

Yaptığı iş takdir edilmediğinde:

“Demek ki yeterince başarılı değilim.”

diye düşünebilir.

Başarılı bir projeden sonra bile:

“Acaba gerçekten iyi buldular mı?”

diye düşünmeye devam edebilir.

Bu nedenle dışarıdan başarılı görünse bile kişi iş hayatında sürekli bir performans baskısı yaşayabilir.

“Hayır” Diyememenin İş Hayatındaki Bedeli

Onay arayıcılık şeması nedeniyle kişi iş arkadaşlarının veya yöneticilerinin taleplerini reddetmekte zorlanabilir.

İş yükü zaten fazla olsa bile:

“Tamam, ben yaparım.”

diyebilir.

Kısa vadede yardımsever ve uyumlu görünür.

Uzun vadede ise aşırı iş yükü, tükenmişlik, öfke ve kırgınlık ortaya çıkabilir.

Bu nedenle sınır koymak bencillik değildir.

Sağlıklı sınırlar, kişinin hem kendisine hem de ilişkilerine karşı daha dürüst olmasını sağlar.

Onay Arayıcılık Şeması ve Kusurluluk Şeması Arasındaki İlişki

Onay arayıcılık ve kusurluluk şeması bazı kişilerde birlikte görülebilir.

Kişi önce:

“Bende bir problem var.”

diye düşünebilir.

Ardından:

“O zaman insanların beni beğenmesini sağlamalıyım.”

şeklinde bir telafi mekanizması gelişebilir.

Bu durumda kişinin başkalarından aldığı onay, kendi kusurluluk hissini geçici olarak azaltabilir.

Ancak onay ortadan kalktığında temel kusurluluk duygusu yeniden ortaya çıkabilir.

Böylece iki şema birbirini besleyen bir döngü oluşturabilir.

Onay İhtiyacı ile Özgüven Arasındaki Fark

Özgüven sahibi olmak, herkes tarafından beğenilmek anlamına gelmez.

Sağlıklı özgüvene sahip bir kişi de eleştirilebilir ve bundan rahatsız olabilir.

Ancak eleştiriyi kendi değerinin tamamına yönelik bir saldırı olarak değerlendirmek zorunda değildir.

Örneğin:

“Beni eleştirdi. Demek ki değersizim.”

yerine:

“Bu kişi yaptığım bir şeyi beğenmedi. Bu konuda söylediklerini değerlendirebilirim ama bu benim bütün değerimi belirlemiyor.”

diyebilir.

Gerçek özgüvenin önemli parçalarından biri, herkesin onayına ihtiyaç duymadan kendi değerini koruyabilmektir.

Herkesin Sizi Beğenmesi Mümkün mü?

Onay arayıcılık şemasını anlamanın en önemli noktalarından biri şudur:

Herkes tarafından beğenilmek mümkün değildir.

Ne kadar nazik, başarılı, çekici veya uyumlu olursanız olun bazı insanlar sizi sevmeyebilir.

Bazıları sizinle aynı düşünmeyebilir.

Bazıları davranışlarınızı beğenmeyebilir.

Bazıları ise sizinle yakın ilişki kurmak istemeyebilir.

Bu durum her zaman sizde bir problem olduğu anlamına gelmez.

İnsanların zevkleri, değerleri, beklentileri ve kişilikleri birbirinden farklıdır.

Bir insanın sizi beğenmemesi, sizin değerinize verilmiş bir puan değildir.

Onay Arayıcılık Şeması ve Kendi Kimliğini Kaybetmek

Onay ihtiyacı uzun süre devam ettiğinde kişi kendi tercihlerini, değerlerini ve isteklerini fark etmekte zorlanabilir.

Çünkü hayatı boyunca:

“Benden ne bekleniyor?”

sorusuna cevap vermeye çalışmıştır.

Bir noktada:

“Peki ben gerçekten ne istiyorum?”

sorusu zorlaşabilir.

Bu nedenle onay arayıcılık şemasının aşılması yalnızca başkalarının düşüncelerini daha az önemsemekle ilgili değildir.

Kişinin kendi sesini yeniden duyabilmesiyle de ilgilidir.

Onay Arayıcılık Şeması Nasıl Değiştirilir?

Onay arayıcılık şemasını değiştirmek, insanların ne düşündüğünü artık hiç önemsememek anlamına gelmez.

Asıl amaç, başkalarının düşüncelerinin kişinin kendi değerini ve kararlarını belirlemesini engellemektir.

Bir insanın sizi sevmesini istemeniz doğaldır. Takdir edilmekten hoşlanmanız da doğaldır.

Ancak sağlıklı noktada kişi şunu ayırt edebilir:

“Başkalarının onayını istemek başka, onaya muhtaç olmak başka.”

Değişim genellikle kişinin otomatik olarak başkalarının beklentilerine göre hareket ettiğini fark etmesiyle başlar.

İlk Adım: “Ben Gerçekten Ne İstiyorum?”

Onay arayıcılık şemasında kişi uzun süre başkalarının ne istediğine odaklandığı için kendi tercihlerini fark etmekte zorlanabilir.

Bu nedenle günlük yaşamda küçük kararlarla başlamak yararlı olabilir.

Örneğin:

  • Bugün gerçekten ne yapmak istiyorum?
  • Hangi yemeği yemek istiyorum?
  • Bu buluşmaya gerçekten gitmek istiyor muyum?
  • Bu kıyafeti ben mi seviyorum, yoksa başkalarının beğeneceğini düşündüğüm için mi seçiyorum?
  • Bu kararı kendi isteğimle mi veriyorum, yoksa birini hayal kırıklığına uğratmamak için mi?

Bu sorular kişinin kendi tercihleriyle yeniden bağlantı kurmasına yardımcı olabilir.

Başkalarının Hayal Kırıklığını Tolere Etmeyi Öğrenmek

Onay arayıcılık şemasında önemli bir korku şudur:

“Biri benden memnun kalmazsa ne olacak?”

Oysa ilişkilerde herkesin her zaman memnun olması mümkün değildir.

Bazen siz hayır diyeceksiniz.

Bazen birisi sizin kararınızı beğenmeyecek.

Bazen biri sizinle aynı fikirde olmayacak.

Bazen bir insan sizden uzaklaşmayı tercih edecek.

Sağlıklı sınır koymanın önemli bir parçası, karşı tarafın yaşayabileceği hayal kırıklığını da tolere edebilmektir.

“Karşımdaki kişinin üzülmesi, yanlış bir şey yaptığım anlamına gelmez.”

“Hayır” Demeyi Öğrenmek

Onay arayıcılık şeması üzerinde çalışırken en somut davranış değişikliklerinden biri sınır koymayı öğrenmektir.

Örneğin istemediğiniz bir davete:

“Bugün katılamayacağım, başka zaman görüşelim.”

diyebilirsiniz.

Uzun açıklamalar yapmak veya karşı tarafın kararınızı mutlaka kabul etmesini sağlamak zorunda değilsiniz.

İlk başlarda suçluluk hissedebilirsiniz.

Hatta:

“Acaba ayıp mı ettim?”

diye düşünebilirsiniz.

Ancak suçluluk hissetmek, mutlaka yanlış bir şey yaptığınız anlamına gelmez.

Suçluluk Hissi ile Gerçek Sorumluluğu Ayırmak

Onay arayıcılık şemasında kişi sınır koyduğunda suçluluk hissedebilir.

Bu nedenle şu ayrım önemlidir:

“Kendimi suçlu hissediyorum.”

“Gerçekten yanlış bir şey yaptım.”

Bu iki cümle aynı anlama gelmez.

Örneğin bir arkadaşınız sizden yardım istedi ve sizin zamanınız olmadığı için reddettiniz.

Karşı tarafın hayal kırıklığı yaşaması mümkündür.

Sizin suçluluk hissetmeniz de mümkündür.

Ancak bu, reddetmenin yanlış olduğu anlamına gelmez.

Onay Aramadan Karar Vermeyi Denemek

Küçük kararları sürekli başkalarına danışmak kişinin kendi karar verme becerisine olan güvenini azaltabilir.

“Sence bunu yapmalı mıyım?”

“Sen olsan ne yapardın?”

“Sence bu kıyafet güzel mi?”

“Bunu söylersem yanlış anlaşılır mıyım?”

gibi sorular sürekli tekrarlanıyorsa, kişi kendi değerlendirmesine daha az güvenmeye başlayabilir.

Bu nedenle bazı basit kararlarda önce kendi fikrinizi oluşturmayı deneyebilirsiniz.

“Başkasının fikrini almadan önce benim fikrim ne?”

Eleştiriyi Kişisel Değerinizden Ayırmak

Birinin sizi eleştirmesi, onun söylediği her şeyin doğru olduğu anlamına gelmez.

Aynı şekilde eleştirinin yanlış olması da sizin her zaman haklı olduğunuz anlamına gelmez.

Daha sağlıklı yaklaşım şudur:

“Söylediği şeyin içinde benim öğrenebileceğim bir taraf var mı?”

Varsa bunu alabilirsiniz.

Yoksa eleştiriyi bırakabilirsiniz.

Her iki durumda da kişinin değeri değişmek zorunda değildir.

Herkesi Memnun Etmeye Çalışmayı Bırakmak

Onay arayıcılık şemasında kişi bazen herkesin mutlu olmasını kendi sorumluluğu gibi hissedebilir.

Ailesinin, partnerinin, arkadaşlarının ve iş arkadaşlarının beklentilerini aynı anda karşılamaya çalışabilir.

Ancak bu mümkün değildir.

Bir kişinin sizden beklentisi başka, diğerinin beklentisi başka olabilir.

Birinin hoşuna giden davranış diğerinin hoşuna gitmeyebilir.

Bu nedenle sürekli uyum sağlamak sonunda kişinin kendisiyle çelişmesine neden olabilir.

“Herkesi memnun etmek yerine değerlerime uygun yaşamayı seçebilirim.”

Kendi Değerlerinizi Belirlemek

Onay arayıcılık şemasının karşısındaki önemli becerilerden biri kişinin kendi değerlerini fark etmesidir.

Örneğin sizin için:

  • dürüstlük,
  • özgürlük,
  • aile,
  • üretkenlik,
  • sadakat,
  • şefkat,
  • öğrenme,
  • bağımsızlık

önemli olabilir.

Kararlarınızı yalnızca “İnsanlar ne düşünür?” sorusuna göre değil, “Benim için ne önemli?” sorusuna göre vermeye başladığınızda dış onayın etkisi azalabilir.

Onay Arayıcılık Şeması ve Mükemmeliyetçilik

Onay ihtiyacı ile mükemmeliyetçilik de birbirini besleyebilir.

Kişi hata yapmaktan yalnızca başarısız olduğu için korkmayabilir.

Asıl korkusu insanların kendisi hakkında kötü düşünmesi olabilir.

“Hata yaparsam herkes yetersiz olduğumu düşünür.”

Bu nedenle her şeyi kusursuz yapmaya çalışabilir.

Bir işi tekrar tekrar kontrol edebilir.

Göndereceği mesajı defalarca okuyabilir.

Bir konuşmadan sonra söylediklerini uzun süre zihninde değerlendirebilir.

Bu durum kişiyi zihinsel olarak oldukça yorabilir.

Onay Arayıcılık Şeması ve Sosyal Kaygı

Onay arayıcılık şeması sosyal kaygı belirtileriyle birlikte görülebilir.

Kişi sosyal ortamlarda sürekli değerlendirildiğini düşünebilir.

Konuşurken:

“Acaba sesim nasıl çıkıyor?”

“Beni sıkıcı buluyorlar mı?”

“Komik bir şey söyledim mi?”

“Beni garip buldular mı?”

gibi düşünceler ortaya çıkabilir.

Burada kişinin dikkatinin önemli bir bölümü bulunduğu ortamdan kendi performansına ve başkalarının değerlendirmelerine kayar.

Bu durum sosyal etkileşimin doğal akışını bozabilir.

Onay Arayıcılık Şeması ve İçsel Değer Hissi

Uzun vadede hedef, kişinin kendi değerini yalnızca dışarıdan gelen geri bildirimlerle belirlememesidir.

Bu:

“Kimse beni önemsemese de hiçbir şey hissetmem.”

anlamına gelmez.

İnsanların sevgisi, yakınlığı ve takdiri hepimiz için önemlidir.

Ancak kişinin içsel değer duygusu yalnızca bunlara bağlı olmadığında psikolojik dayanıklılığı artabilir.

“Beni herkes sevmeyebilir. Yine de ben kendime saygı duyabilirim.”

Şema Terapi ile Onay Arayıcılık Şeması Üzerinde Çalışmak

Şema Terapi sürecinde onay arayıcılık şemasının hangi yaşam deneyimleriyle bağlantılı olduğu ve bugün hangi durumlarda tetiklendiği ele alınabilir.

Kişinin çocukluk döneminde kabul edilmek için neler yapmak zorunda kaldığı, hangi davranışlarının ödüllendirildiği veya hangi davranışlarının eleştirildiği incelenebilir.

Aynı zamanda günümüzde kişinin:

  • ilişkilerde nasıl davrandığı,
  • hangi durumlarda “hayır” diyemediği,
  • hangi eleştirilerden daha fazla etkilendiği,
  • hangi insanlardan yoğun onay beklediği,
  • kendi ihtiyaçlarını ne zaman bastırdığı

üzerinde çalışılabilir.

Amaç kişinin başkalarının fikirlerini tamamen önemsememesi değildir.

Amaç, başkalarının onayını kaybetme korkusu nedeniyle kendi yaşamından vazgeçmek zorunda hissetmemesidir.

Onay Arayıcılık Şeması İyileştiğinde Ne Değişir?

Onay arayıcılık şemasının iyileşmesi, kişinin bir anda “Artık kimseyi umursamıyorum” noktasına gelmesi değildir.

Daha sağlıklı değişim, kişinin başkalarının görüşleri ile kendi görüşleri arasında daha dengeli bir ilişki kurabilmesidir.

Eskiden:

“Beni beğenmedi, demek ki bende bir problem var.”

diye düşünen kişi zamanla:

“Beni beğenmemiş olabilir. Herkesin beni beğenmesi gerekmiyor.”

diyebilir.

Eskiden:

“Hayır dersem bana kızar.”

diye düşünen kişi:

“Kızabilir ama bu benim sınırımı koymamı yanlış yapmaz.”

noktasına gelebilir.

Onay Arayıcılık Şeması İçin Günlük Hayatta Yapılabilecek Küçük Değişiklikler

Şema üzerinde çalışırken büyük değişiklikler yapmak her zaman gerekli değildir. Günlük yaşamda küçük davranış deneyleri de önemli olabilir.

1. Bir Kararı Kimseye Sormadan Vermek

Önemsiz bir konuda bile olsa kendi kararınızı verin.

Örneğin hangi filmi izleyeceğinize, hangi restorana gideceğinize veya hafta sonu ne yapacağınıza önce kendiniz karar verin.

Sonrasında zihninizden geçen:

“Acaba diğerleri bunu beğenecek mi?”

düşüncesini fark edin.

2. Küçük Bir “Hayır” Denemesi Yapmak

İstemediğiniz küçük bir talebi nazikçe reddetmeyi deneyebilirsiniz.

Karşı tarafın tepkisini kontrol etmeye çalışmadan, kendi sınırınızda kalmayı deneyin.

İlk başta rahatsızlık veya suçluluk hissetmeniz mümkündür.

Bu rahatsızlığın hemen ortadan kalkmasını beklemek yerine ona rağmen sınırınızı koruyabilmek önemlidir.

3. Birinin Sizi Beğenmediğini Kabul Etmek

Hayatınızda sizi sevmeyen veya sizinle aynı fikirde olmayan birinin olması kaçınılmazdır.

Bunu hemen değiştirmeye çalışmak yerine:

“Bu kişinin beni beğenmemesine izin verebilirim.”

diye düşünmek faydalı olabilir.

4. Kendinize “Ben Ne İstiyorum?” Diye Sormak

Gün içinde birkaç kez kısa bir mola verip şu soruyu sorabilirsiniz:

“Şu anda başkalarının benden ne istediğini değil, benim ne istediğimi düşünürsem cevabım ne olur?”

Bu soru, kişinin kendi ihtiyaçlarını yeniden fark etmesine yardımcı olabilir.

Onay Arayıcılık Şeması ve Duygusal Dayanıklılık

Kişinin ruh hali tamamen dışarıdan gelen tepkilere bağlı olduğunda duygusal dalgalanmalar artabilir.

Bir gün övgü alırsınız ve kendinizi çok iyi hissedersiniz.

Ertesi gün eleştirilirsiniz ve bütün özgüveniniz sarsılır.

Bir mesaj gelir ve rahatlama yaşarsınız.

Başka bir mesaj gecikir ve kaygı başlar.

Bu durumda kişinin duygusal dengesi sürekli çevresindeki insanların davranışlarına göre değişebilir.

Şemanın iyileşmesiyle birlikte kişi başkalarının davranışlarından etkilenmeye devam etse bile, bu etkiler kişinin bütün benlik algısını belirlememeye başlayabilir.

Onay Arayıcılık Şeması ve Kendi Kendine Saygı

Özsaygı, herkesin sizi beğenmesini sağlamak değildir.

Özsaygı, başkalarının sizi beğenmediği durumlarda bile kendinize nasıl davrandığınızla da ilgilidir.

Bir insan sizi reddettiğinde:

“Demek ki ben değersizim.”

demek yerine:

“Bu ilişki veya bu kişiyle uyum sağlayamadık. Bu benim bütün değerimi belirlemiyor.”

diyebilmek özsaygının önemli bir göstergesidir.

Onay Arayıcılık Şeması Olan Kişi Neden Kendini Yalnız Hissedebilir?

İnsanları memnun etmek için sürekli kendi gerçek düşüncelerini ve duygularını saklayan kişi, zamanla ilişkilerinin ne kadarının gerçekten kendisini yansıttığını sorgulayabilir.

Çünkü çevresindeki insanlar onun gerçek tercihlerini bilmiyor olabilir.

Kişi her zaman:

“Sen nasıl istersen.”

dediğinde karşısındaki insan onun aslında ne istediğini öğrenemez.

Bu nedenle paradoksal olarak, sürekli kabul edilmeye çalışmak kişinin gerçek anlamda görülmesini de zorlaştırabilir.

Gerçek yakınlık, yalnızca sevilebilir taraflarımızı göstermekle değil, gerçek taraflarımızı gösterebilmekle oluşur.

Onay Arayıcılık Şeması ile Sağlıklı Onay İhtiyacı Arasındaki Fark

Herkes zaman zaman takdir edilmek ister.

Birinin:

“Seninle gurur duyuyorum.”

demesi hoşumuza gidebilir.

Bu tek başına onay arayıcılık şeması anlamına gelmez.

Aradaki temel fark şudur:

  • Sağlıklı ihtiyaç: “Takdir edilmek hoşuma gidiyor.”
  • Onay arayıcılık: “Takdir edilmezsem kendimi değersiz hissediyorum.”

Yani mesele onaydan hoşlanmak değil, özdeğerin onaya bağımlı hâle gelmesidir.

Onay Arayıcılık Şeması Ne Zaman Bir Soruna Dönüşür?

Başkalarının düşüncelerini önemsemek günlük hayatın normal bir parçasıdır. Ancak bu ihtiyaç kişinin kararlarını, ilişkilerini veya ruhsal durumunu belirlemeye başladığında üzerinde durulması gereken bir örüntü hâline gelebilir.

Özellikle:

  • başkalarının onayını alamadığınızda yoğun kaygı yaşıyorsanız,
  • “hayır” demekte ciddi şekilde zorlanıyorsanız,
  • kendi isteklerinizi sürekli bastırıyorsanız,
  • eleştirilerden uzun süre etkileniyorsanız,
  • reddedilmeyi kendinizle ilgili bir başarısızlık olarak görüyorsanız,
  • ilişkilerde sürekli güvence arıyorsanız,
  • sosyal medya beğenileri ruh halinizi belirliyorsa,
  • insanların sizin hakkınızda ne düşündüğünü sürekli analiz ediyorsanız,
  • başkalarını memnun etmek uğruna kendinizi tüketiyorsanız

profesyonel destek almak yararlı olabilir.

Onay Arayıcılık Şeması Depresyon ve Kaygıyı Artırabilir mi?

Sürekli değerlendirilme ve beğenilme ihtiyacı kişinin üzerinde önemli bir psikolojik yük oluşturabilir.

Çünkü kişi hiçbir zaman tamamen güvende hissedemeyebilir.

Her sosyal ortam yeni bir değerlendirme alanı hâline gelebilir.

Her eleştiri yeni bir tehdit gibi algılanabilir.

Her reddedilme kişinin kendisiyle ilgili olumsuz düşüncelerini tetikleyebilir.

Bu durum bazı kişilerde yoğun kaygı, sosyal çekilme, tükenmişlik veya depresif belirtilerle birlikte görülebilir.

Bu nedenle kişinin yalnızca “daha özgüvenli olması” gerektiğini söylemek yeterli olmayabilir.

Altta yatan şema ve bu şemayı sürdüren davranışların değerlendirilmesi önemlidir.

Onay Arayıcılık Şeması İçin Profesyonel Destek

Onay arayıcılık şeması kişinin çocukluk deneyimleri, ilişkileri, benlik algısı ve günümüzdeki davranışlarıyla birlikte değerlendirilir.

Psikoterapi sürecinde kişinin başkalarının onayını kaybetmemek için hangi davranışları yaptığının fark edilmesi önemli bir başlangıç olabilir.

Daha sonra kişinin kendi ihtiyaçlarını fark etmesi, sınır koyabilmesi, eleştiriyi daha dengeli değerlendirebilmesi ve kendi değerini dışarıdan gelen tepkilerden bağımsız olarak koruyabilmesi üzerinde çalışılabilir.

Şema Terapi, bu tür köklü ve tekrarlayan düşünce-duygu-davranış örüntülerini anlamak ve üzerinde çalışmak için kullanılabilecek psikoterapi yaklaşımlarından biridir.

Sonuç: Herkesin Sizi Beğenmesine İhtiyacınız Yok

Onay arayıcılık şemasının temelinde çoğu zaman şu düşünce bulunur:

“İnsanlar beni beğenirse değerliyim.”

Oysa daha sağlıklı bir noktada kişi şunu söyleyebilir:

“Elbette sevilmek ve beğenilmek isterim. Ancak herkesin beni beğenmesi gerekmiyor. Başkalarının düşünceleri benim değerimi tek başına belirlemiyor.”

Bu değişim, kişinin insanları önemsemeyi bırakması değildir.

Kendi hayatını başkalarının beklentilerine göre yaşamaktan vazgeçmesidir.

“Hayır” diyebilmek, kendi fikrini söyleyebilmek, eleştiriye rağmen kendine saygı duyabilmek ve birinin sizi beğenmemesine rağmen kendinizi değersiz hissetmemek bu sürecin önemli parçalarıdır.

Çünkü sağlıklı bir yaşamın amacı herkes tarafından beğenilmek değil, kendi hayatınızla daha gerçek ve daha uyumlu bir ilişki kurabilmektir.

Psikiyatrist Dr. Burak Toprak ile Onay Arayıcılık Şeması Üzerine Çalışmak

Onay arayıcılık şeması nedeniyle sürekli olarak insanların ne düşündüğünü düşünüyor, başkalarını memnun etmek için kendi ihtiyaçlarınızı geri plana atıyor veya eleştirilmekten ve reddedilmekten yoğun şekilde korkuyorsanız, bu durumun altında yatan psikolojik örüntülerin değerlendirilmesi faydalı olabilir.

Psikiyatrist Dr. Burak Toprak tarafından gerçekleştirilen psikiyatrik değerlendirme ve psikoterapi süreçlerinde, kişinin onay ihtiyacının hangi durumlarda ortaya çıktığı, ilişkilerindeki etkileri ve bu davranışların altında bulunan temel inançlar ele alınabilir.

Gerekli durumlarda psikoterapi sürecinde sınır koyma, kendini ifade etme, eleştiriye tolerans, reddedilme korkusu ve kişinin kendi değerini dış onaydan bağımsız olarak değerlendirebilmesi üzerinde çalışılabilir.

Onay arayıcılık şeması, yoğun beğenilme ihtiyacı veya insanları memnun etmekte zorlanma konusunda profesyonel destek almak için
randevu sayfasından iletişime geçebilirsiniz.

İlgili Yazılar

Önemli: Bu içerik genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır.
İnternette yer alan bilgiler kişiye özel tanı veya tedavi yerine geçmez.
Yoğun kaygı, değersizlik, reddedilme korkusu veya kişilerarası sorunlar yaşıyorsanız
bir psikiyatri veya ruh sağlığı uzmanından değerlendirme almanız önerilir.

Şimdi Bizi Arayın! Call Now Button