Terk Edilme Şeması Nedir? “Beni Bırakacaklar” Korkusu
“Ya beni bırakırsa?”
“Benden sıkıldı mı?”
“Neden mesajıma cevap vermiyor?”
“Beni artık eskisi kadar sevmiyor olabilir mi?”
“Bir gün mutlaka beni terk edecek.”
Eğer ilişkilerinizde sık sık bu düşünceler ortaya çıkıyor, sevdiğiniz kişiyi kaybetme ihtimali sizi yoğun şekilde kaygılandırıyor veya küçük bir mesafeyi bile terk edilmenin işareti olarak yorumluyorsanız, bunun altında terk edilme şeması bulunabilir.
Terk edilme şeması, kişinin önemli gördüğü insanların bir gün kendisini bırakacağı, uzaklaşacağı, değişeceği veya artık yanında olmayacağı yönündeki derin ve tekrarlayan inançla ilişkilidir.
Bu nedenle kişi ilişki içerisindeyken bile ilişkinin biteceğinden korkabilir.
“Her şey yolunda olsa bile bir gün beni bırakacak.”
Bu düşünce yalnızca romantik ilişkilerde ortaya çıkmaz. Arkadaşlıklarda, aile ilişkilerinde ve kişinin kendisi için önemli gördüğü diğer bağlarda da görülebilir.
Terk Edilme Şeması Nedir?
Şema Terapi yaklaşımında terk edilme şeması, kişinin yakın olduğu insanların kendisini terk edeceğine, uzaklaşacağına, başka birini tercih edeceğine veya duygusal olarak ulaşılmaz hâle geleceğine ilişkin kalıcı bir beklenti taşımasıdır.
Kişi ilişkilerinde istikrar olduğuna dair kanıtlar olsa bile zihninin bir köşesinde şu düşünce bulunabilir:
“Şu anda benimle ama bu uzun sürmeyecek.”
Bu nedenle kişi yalnızca mevcut ilişkiye değil, gelecekte gerçekleşebilecek olası ayrılığa da tepki verebilir.
Partnerinin telefonuna geç cevap vermesi, arkadaşının başka biriyle görüşmesi veya bir yakınının kısa süreli mesafeli davranması bile şemayı tetikleyebilir.
O anda yaşanan olay küçük olabilir.
Fakat kişinin zihninde olayın anlamı çok daha büyük olabilir.
“Mesajıma cevap vermedi.”
↓
“Benden uzaklaşıyor.”
↓
“Artık beni istemiyor.”
↓
“Beni terk edecek.”
“Beni Bırakacaklar” Korkusu
Terk edilme şemasının merkezinde çoğu zaman yoğun bir kaybetme korkusu vardır.
Bu korku bazı kişilerde açık şekilde hissedilir.
“Onu kaybetmekten çok korkuyorum.”
“Yalnız kalmak istemiyorum.”
“İlişkim biterse ne yapacağımı bilmiyorum.”
gibi ifadeler kullanılabilir.
Bazı kişilerde ise korku daha dolaylı ortaya çıkabilir.
Örneğin kişi partnerini sürekli kontrol edebilir, kıskanç davranabilir veya sürekli güvence isteyebilir.
Davranışın altında aslında şu korku bulunabilir:
“Seni kaybetmemek için seni sürekli kontrol etmeliyim.”
Terk Edilme Şeması Nasıl Oluşur?
Terk edilme şeması çoğu zaman erken yaşam deneyimleriyle ilişkilidir.
Çocukluk döneminde çocuğun bakım verenleriyle kurduğu ilişkinin yeterince istikrarlı olmaması, önemli bir kişinin sık sık uzaklaşması veya çocuğun sevdiği birini kaybetmesi bu tür bir şemanın gelişiminde rol oynayabilir.
Ancak terk edilme şemasının oluşması için mutlaka gerçek anlamda bir terk edilme yaşanması gerekmez.
Çocuk, bakım vereninin fiziksel olarak yanında olmasına rağmen duygusal olarak ulaşılmaz olduğunu hissedebilir.
Örneğin ebeveyn:
- bir gün çok ilgili, başka bir gün çok uzak olabilir,
- çocuğa verdiği sözleri sık sık tutmayabilir,
- yoğun öfke nedeniyle çocuğu bir süre görmezden gelebilir,
- çocuğun ihtiyaçlarına tutarsız şekilde cevap verebilir,
- aile içerisinde sık sık ayrılık veya çatışma yaşanabilir.
Çocuk açısından önemli olan yalnızca olayın kendisi değildir.
Çocuğun bu olayları nasıl anlamlandırdığı da önemlidir.
Çocuklukta Terk Edilme Deneyimleri
Bir çocuğun ebeveynlerinden birinin uzun süre evden uzak kalması, ebeveynlerin ayrılması, boşanma, hastalık veya ölüm gibi gerçek kayıplar terk edilme duygusunu tetikleyebilir.
Ancak bazen daha küçük ve tekrarlayan deneyimler de önemlidir.
Örneğin çocuk korktuğunda yanında kimseyi bulamıyorsa veya ihtiyaç duyduğu anda bakım vereninin kendisine ulaşmadığını hissediyorsa şu inancı geliştirebilir:
“İhtiyacım olduğunda insanlar yanımda olmayabilir.”
Bu inanç yetişkinlikte ilişkilerin merkezine taşınabilir.
Kişi artık çocuk değildir.
Ancak zihni hâlâ ilişkilerin güvenli ve kalıcı olmadığını varsayabilir.
Terk Edilme Şemasının Belirtileri Nelerdir?
Terk edilme şeması farklı kişilerde farklı biçimlerde görülebilir.
Yaygın belirtiler arasında şunlar bulunabilir:
- Yakın ilişkilerde terk edilme korkusu
- Partnerin ilgisini kaybetmesinden korkma
- Yalnız kalmaya karşı yoğun kaygı
- Partnerden sık sık güvence isteme
- Mesajlara geç cevap verilmesini kişisel algılama
- Partnerin başka insanlarla ilişkilerini kıskanma
- İlişkilerde aşırı kontrol davranışları
- Karşı tarafın davranışlarını sürekli analiz etme
- İlişkinin geleceği hakkında sürekli endişelenme
- En küçük mesafeyi ayrılık işareti olarak yorumlama
- İlişki bitmesin diye kendi ihtiyaçlarından vazgeçme
- İlişki sona erdiğinde yoğun boşluk veya çaresizlik yaşama
- Yeni ilişkilerde bile önceki terk edilme deneyimlerini taşıma
Partner Mesaja Geç Cevap Verince Neden Panik Olur?
Terk edilme şemasının en sık görüldüğü alanlardan biri iletişimdir.
Partner mesajınıza birkaç saat cevap vermediğinde aslında objektif olarak çok az bilgiye sahipsinizdir.
Partneriniz çalışıyor olabilir.
Telefonuna bakmamış olabilir.
Başka bir işle ilgileniyor olabilir.
Yorgun olabilir.
Fakat terk edilme şeması aktif olduğunda zihin bu belirsizliği hızla olumsuz bir hikâyeyle doldurabilir.
“Cevap vermiyor.”
“Demek ki benimle konuşmak istemiyor.”
“Benden sıkıldı.”
“Başka biri var.”
“Beni bırakacak.”
Burada sorun yalnızca düşüncenin içeriği değildir.
Belirsizliğe tahammül edememek de önemli bir rol oynar.
Terk Edilme Korkusu ve Sürekli Güvence İsteme
Terk edilme korkusu yaşayan kişi partnerinden tekrar tekrar güvence almak isteyebilir.
“Beni hâlâ seviyor musun?”
“Biz iyi miyiz?”
“Beni bırakmayacaksın, değil mi?”
“Benden sıkılmadın, değil mi?”
“Aramızda bir problem yok, değil mi?”
Bu soruların cevabı kısa süreli rahatlama sağlayabilir.
Ancak güvence arama davranışı sürekli tekrarlandığında kişi kendi kaygısını kendi başına düzenlemekte daha fazla zorlanabilir.
Bir süre sonra:
Kaygı → güvence isteme → kısa süreli rahatlama → yeniden kaygı
döngüsü oluşabilir.
Terk Edilme Şeması ve Kıskançlık
Kıskançlık her zaman terk edilme şemasından kaynaklanmaz.
Ancak terk edilme korkusu yoğun olduğunda kıskançlık daha kolay tetiklenebilir.
Partnerin başka biriyle konuşması, arkadaşlarıyla zaman geçirmesi veya sosyal medyada birini takip etmesi tehdit olarak algılanabilir.
Kişinin zihnindeki düşünce şu olabilir:
“Başka biriyle yakınlaşırsa beni terk edebilir.”
Bu düşünce yoğunlaştığında kişi partnerinin davranışlarını kontrol etmeye başlayabilir.
Telefonunu kontrol etmek, kimlerle görüştüğünü sormak veya sosyal medya hareketlerini takip etmek gibi davranışlar kısa süreli rahatlama sağlayabilir.
Ancak uzun vadede ilişkinin güven duygusunu zedeleyebilir.
Terk Edilme Korkusu Partneri Kontrol Etmeye Neden Olabilir mi?
Evet.
Kontrol davranışının altında bazen öfke değil, yoğun kaybetme korkusu bulunabilir.
“Seni kontrol edersem seni kaybetmem.”
Fakat ilişkilerde paradoksal bir durum ortaya çıkabilir.
Kişi terk edilmemek için partnerini ne kadar fazla kontrol ederse, partner kendisini o kadar baskı altında hissedebilir.
Bu da ilişkide uzaklaşmaya neden olabilir.
Sonrasında kişi partnerinin uzaklaşmasını gördüğünde:
“İşte, biliyordum. Beni terk edecek.”
diye düşünebilir.
Böylece korkulan sonuç, korkuya verilen tepkiler nedeniyle ilişki içerisinde daha olası hâle gelebilir.
Terk Edilmemek İçin Kendinden Vazgeçmek
Terk edilme şeması yalnızca kıskançlık veya kontrol şeklinde ortaya çıkmaz.
Bazı kişiler bunun tam tersini yapar.
Partnerini kaybetmemek için sürekli uyum sağlar.
Kendi ihtiyaçlarını söylemez.
Rahatsız olduğu davranışları tolere eder.
İlişkide istemediği şeylere bile “tamam” diyebilir.
“Yeter ki beni bırakmasın.”
Bu durumda kişi ilişkiyi korumaya çalışırken kendi sınırlarını kaybedebilir.
Uzun vadede biriken öfke ve kırgınlık ise ilişkinin başka sorunlar yaşamasına neden olabilir.
Terk Edilme Korkusu İlişkiyi Nasıl Sabote Edebilir?
Terk edilme korkusunun en zor taraflarından biri, kişinin en çok korktuğu şeyi engellemeye çalışırken bazen farkında olmadan ilişkiyi zorlaştırabilmesidir.
Kişi terk edilmemek için partnerini sürekli kontrol edebilir, tekrar tekrar güvence isteyebilir, kıskanç davranabilir veya en küçük değişikliği tehdit olarak algılayabilir.
Başka bir kişi ise tam tersine ilişkiye aşırı bağlanabilir ve partnerinin bütün ihtiyaçlarını karşılamaya çalışabilir.
Her iki durumda da temel düşünce benzerdir:
“Bu ilişkiyi kaybetmemek için bir şey yapmalıyım.”
Ancak sağlıklı bir ilişki, sürekli olarak kaybedilme korkusuyla korunmaya çalışıldığında güvenli bir ilişki olmaktan çıkıp sürekli kontrol edilen bir ilişkiye dönüşebilir.
Terk Edilme Korkusu ile Gerçek Terk Edilme Arasındaki Fark
Terk edilme korkusunun anlaşılması için önemli bir ayrım yapmak gerekir:
Birinin gerçekten uzaklaşması ile kişinin uzaklaşacağına dair sürekli beklenti taşıması aynı şey değildir.
Örneğin partneriniz ilişkinizle ilgili ciddi bir sorun olduğunu açıkça söylüyorsa veya ilişkiyi bitirmek istediğini belirtiyorsa, kaygı yaşamanız gerçek bir duruma verilen doğal bir tepki olabilir.
Ancak ortada belirgin bir sorun yokken partnerinizin birkaç saat cevap vermemesini “beni terk edecek” şeklinde yorumlamak farklı bir durumdur.
Burada kişinin geçmiş deneyimleri bugünkü olayın yorumlanmasını etkiliyor olabilir.
“Şu An Ne Oluyor?” ile “Geçmişte Ne Oldu?” Arasındaki Fark
Terk edilme şeması aktif olduğunda geçmişte yaşanan kayıplar bugünkü ilişkinin üzerine yansıyabilir.
Kişi mevcut partnerine geçmişteki kişilerin davranışlarını yükleyebilir.
Partneri aslında güvenilir olabilir.
Ancak zihnin verdiği mesaj:
“Daha önce de böyle olmuştu. Sonunda terk edildim.”
olabilir.
Bu nedenle şema üzerinde çalışırken şu soruyu sormak önemlidir:
“Şu anda gerçekten ne oluyor ve ben geçmişten hangi duyguyu bugüne taşıyorum?”
Terk Edilme Şeması ve Bağlanma
Terk edilme şeması, kişinin yakın ilişkilerde güvenlik ve süreklilik algısını etkileyebilir.
Kişi yakınlık istediği hâlde yakınlaştığında incinebileceğinden korkabilir.
Bir yandan:
“Bana yakın olsun.”
diye düşünürken diğer yandan:
“Çok bağlanırsam sonunda daha çok acı çekerim.”
diye düşünebilir.
Bu nedenle bazı kişilerde hem yoğun bağlanma hem de yakınlıktan kaçınma davranışları görülebilir.
İlişkilerdeki bu çelişkili davranışların altında bazen aynı temel korku bulunabilir:
“Yaklaşırsam kaybederim, uzaklaşırsam yalnız kalırım.”
Terk Edilme Şeması ve Borderline Kişilik Örüntüsü
Terk edilme korkusu, borderline kişilik örüntüsünde görülebilen önemli özelliklerden biridir. Ancak terk edilme korkusu yaşayan her kişi borderline kişilik bozukluğuna sahip değildir.
Terk edilme korkusu; anksiyete bozuklukları, travmatik yaşam deneyimleri, ilişki sorunları, düşük özdeğer, bağlanma güçlükleri ve farklı psikolojik örüntülerle birlikte görülebilir.
Bu nedenle yalnızca “terk edilmekten korkuyorum” demek üzerinden herhangi bir psikiyatrik tanı koymak doğru değildir.
Borderline kişilik bozukluğunda terk edilme duyarlılığına ek olarak duygu durumunda belirgin dalgalanmalar, dürtüsellik, yoğun ve istikrarsız ilişkiler, benlik algısında değişkenlik ve başka klinik özellikler de bulunabilir.
Tanı, kişinin bütün klinik öyküsü değerlendirilerek konulmalıdır.
Terk Edilme Şeması ile Onay Arayıcılık Şeması Arasındaki Fark
Terk edilme ve onay arayıcılık şemaları bazı kişilerde birlikte görülebilir. Ancak temel korkuları birbirinden farklıdır.
Onay arayıcılık şemasında:
“İnsanlar beni beğenmeli ve onaylamalı.”
teması daha belirgindir.
Terk edilme şemasında ise:
“Bana yakın olan insanlar sonunda beni bırakacak.”
teması ön plandadır.
Örneğin kişi hem:
“Partnerim beni beğenmeli.”
hem de:
“Beni beğenmeyi bırakırsa beni terk edecek.”
diye düşünebilir.
Bu durumda iki şema birbirini güçlendirebilir.
Terk Edilme Şeması ve Yalnız Kalma Korkusu
Terk edilme şeması olan bazı kişiler için yalnız kalmak yalnızca bir yaşam durumu değil, yoğun bir tehdit gibi algılanabilir.
İlişki sona erdiğinde kişi:
- “Bir daha kimseyi bulamayacağım.”
- “Hayatım tamamen boş kaldı.”
- “Bununla nasıl baş edeceğimi bilmiyorum.”
- “Tek başıma yapamam.”
gibi düşünceler yaşayabilir.
Bu nedenle kişi sağlıksız bir ilişkide kalmayı, yalnız kalmaya tercih edebilir.
Burada önemli olan ayrım şudur:
Bir ilişkiyi istemek ile yalnız kalamamak aynı şey değildir.
İlişki Bittiğinde Kendini Kaybetmek
Bazı kişiler ilişki içerisinde kendi yaşam alanlarını giderek daraltabilir.
Arkadaşlarıyla daha az görüşebilir.
Hobilerini bırakabilir.
İş ve sosyal yaşamını partnerinin etrafında düzenleyebilir.
Sonuçta ilişkinin sona ermesi yalnızca bir partnerin kaybı anlamına gelmez.
Kişi aynı zamanda kendi oluşturduğu yaşam düzenini de kaybetmiş hissedebilir.
Bu nedenle sağlıklı ilişkilerde yakınlık kadar bireyselliği korumak da önemlidir.
Terk Edilme Şeması Nasıl Değiştirilir?
Terk edilme şemasını değiştirmek, kişinin bir daha hiç terk edilme korkusu yaşamaması anlamına gelmez.
Asıl amaç, kişinin ilişkilerde belirsizlik olduğunda otomatik olarak en kötü senaryoya gitmemeyi ve kendi duygusunu düzenleyebilmeyi öğrenmesidir.
Değişim sürecinde öncelikle şemanın hangi durumlarda tetiklendiği fark edilebilir.
Örneğin:
- Mesaja geç cevap verilmesi
- Partnerin arkadaşlarıyla zaman geçirmesi
- Partnerin yorgun veya sessiz olması
- Bir tartışma yaşanması
- Partnerin plan değiştirmesi
- Yakın bir arkadaşın başka biriyle daha fazla zaman geçirmesi
gibi durumlar şemayı tetikleyebilir.
Ardından tetikleyici ile kişinin verdiği tepki arasındaki bağlantı incelenebilir.
“Terk Edileceğim” Düşüncesini Gerçek Olarak Kabul Etmemek
Şema aktif olduğunda zihne gelen düşünce son derece gerçekçi hissedilebilir.
Ancak bir düşüncenin güçlü bir duygu yaratması onun mutlaka doğru olduğu anlamına gelmez.
Örneğin:
“Partnerim bugün sessiz.”
bir gözlemdir.
“Partnerim benden uzaklaşıyor.”
bir yorumdur.
“Beni terk edecek.”
ise geleceğe ilişkin bir tahmindir.
Bu üç cümleyi birbirinden ayırabilmek, terk edilme şemasının etkisini azaltmak açısından önemli olabilir.
Belirsizliğe Tahammül Etmeyi Öğrenmek
Terk edilme korkusunda kişi çoğu zaman kesinlik arar.
“Beni kesinlikle bırakmayacak.”
“Beni her zaman sevecek.”
“İlişkimiz hiçbir zaman bitmeyecek.”
gibi garantiler arayabilir.
Ancak ilişkilerde böyle mutlak garantiler vermek mümkün değildir.
Sağlıklı psikolojik yaklaşım, geleceğin tamamen kontrol edilemeyeceğini kabul ederken bugünkü ilişkiye yatırım yapabilmektir.
“İlişkinin geleceğini yüzde yüz garanti edemem. Ama bugün bu ilişkiyi sağlıklı biçimde yaşayabilirim.”
Güvence Arama Davranışını Azaltmak
Terk edilme korkusu yükseldiğinde hemen partnerden güvence istemek kısa vadede rahatlatıcı olabilir.
Ancak her kaygıda güvence aramak, kişinin kendi kaygısıyla baş etme kapasitesini geliştirmesini zorlaştırabilir.
Bu nedenle bazı durumlarda kişi önce kendi duygusunu düzenlemeyi deneyebilir.
Örneğin:
“Şu anda terk edilme korkum tetiklendi. Bu korkunun ortaya çıkması, gerçekten terk edileceğim anlamına gelmiyor.”
demek bile önemli bir ayrım yaratabilir.
Kendi Hayatını İlişkinin Dışında da Sürdürebilmek
Terk edilme korkusunu azaltmanın önemli yollarından biri kişinin yalnızca romantik ilişkisinden oluşmayan bir yaşam kurmasıdır.
Arkadaşlıklar, iş, hobiler, kişisel hedefler, aile ilişkileri ve kişinin kendi başına yaptığı aktiviteler önemlidir.
Çünkü kişinin hayatındaki bütün anlam tek bir ilişkiye bağlandığında, o ilişkiyi kaybetme ihtimali çok daha büyük bir tehdit gibi algılanabilir.
“Bir ilişkim var ve bu ilişki benim hayatımın önemli bir parçası. Ama hayatım yalnızca bu ilişkiden ibaret değil.”
Bu yaklaşım hem bireyselliği hem de ilişkideki sağlıklı yakınlığı destekleyebilir.
Şema Terapi ile Terk Edilme Korkusu Üzerinde Çalışmak
Şema Terapi sürecinde terk edilme şemasının geçmişte nasıl oluştuğu, bugün hangi durumlarda tetiklendiği ve kişinin şemaya karşı nasıl tepki verdiği ayrıntılı olarak ele alınabilir.
Özellikle kişinin ilişkilerinde tekrar eden örüntüler üzerinde durulabilir.
Örneğin kişi:
- terk edilmekten korktuğu için partnerini kontrol ediyor mu?
- terk edilmemek için kendi ihtiyaçlarından vazgeçiyor mu?
- en küçük mesafeyi ayrılık işareti olarak görüyor mu?
- sürekli güvence arıyor mu?
- ilişki sona ermeden önce kendisi mi ilişkiyi bitiriyor?
gibi sorular değerlendirilebilir.
Amaç kişinin geçmişte öğrendiği ilişki modelini bugün otomatik olarak tekrar etmek yerine, daha güvenli ve dengeli ilişki biçimleri geliştirebilmesidir.
Terk Edilme Şeması İçin Günlük Hayatta Yapılabilecek Çalışmalar
Terk edilme korkusu ortaya çıktığında amaç korkuyu zorla ortadan kaldırmak değil, korkunun yönlendirdiği otomatik davranışları fark etmektir.
Örneğin partneriniz mesajınıza cevap vermediğinde hemen tekrar tekrar mesaj göndermek, aramak veya sosyal medya hesaplarını kontrol etmek yerine önce şu soruları kendinize sorabilirsiniz:
- Şu anda tam olarak ne oldu?
- Ben bu olaya hangi anlamı yüklüyorum?
- Elimde gerçekten terk edileceğime dair bir kanıt var mı?
- Başka hangi açıklamalar mümkün?
- Şu anda korkum mu konuşuyor, yoksa gerçek bir sorun mu var?
Bu sorular, olay ile olayın zihinsel yorumunu birbirinden ayırmaya yardımcı olabilir.
“Kanıt mı, Tahmin mi?” Egzersizi
Terk edilme korkusu yükseldiğinde zihninizden geçen düşünceyi yazın.
Örneğin:
“Partnerim benden uzaklaşıyor ve beni terk edecek.”
Daha sonra iki sütun oluşturun:
Kanıtlar: Gerçekten gözlemlediğim ve doğrulayabildiğim şeyler.
Tahminler: Henüz gerçekleşmemiş, zihnimin geleceğe ilişkin yorumları.
Bu ayrım çoğu zaman kişinin korkusunun ne kadarının mevcut durumdan, ne kadarının geçmiş deneyimlerden beslendiğini görmesine yardımcı olabilir.
Hemen Tepki Vermeden Beklemek
Terk edilme korkusu yoğunlaştığında kişi hızlı davranma eğiliminde olabilir.
Mesaj göndermek, aramak, hesap sormak, tartışma başlatmak veya partnerden güvence istemek kısa süreli rahatlama sağlayabilir.
Bunun yerine, mümkün olduğunda kısa bir süre bekleyip duygunun kendiliğinden değişip değişmediğini gözlemlemek yararlı olabilir.
“Şu anda bir şey yapmak zorunda değilim. Önce duygumun yükselmesine ve biraz azalmasına izin verebilirim.”
Bu yaklaşım, kişinin kaygıyla hareket etmek yerine daha bilinçli karar vermesine yardımcı olabilir.
Terk Edilme Korkusu ile Sağlıklı Bağlanma Arasındaki Fark
Bir ilişkide sevdiğiniz kişiyi kaybetmekten korkmanız tek başına bir sorun değildir.
Sevdiğimiz insanları kaybetme ihtimali hepimiz için duygusal olabilir.
Asıl önemli olan bu korkunun davranışlarımızı ne kadar yönettiğidir.
Sağlıklı bağlanmada kişi:
- partnerine yakınlık hissedebilir,
- onu özleyebilir,
- ilişkinin devam etmesini isteyebilir,
- zaman zaman kıskançlık yaşayabilir,
- ancak bütün bunlara rağmen kendi hayatını sürdürebilir.
Terk edilme şemasında ise kişi ilişkiyi kaybetme ihtimalini zihninde sürekli canlı tutabilir ve bu korku kendi davranışlarını belirlemeye başlayabilir.
Terk Edilme Şeması Olan Kişi Neden Ulaşılması Zor İnsanları Seçebilir?
İlginç biçimde bazı kişiler terk edilme korkularına rağmen kendilerine güven vermeyen, duygusal olarak ulaşılması zor veya ilişkide istikrarsız davranan kişilere yönelebilir.
Bu durum dışarıdan bakıldığında çelişkili görünebilir.
“Terk edilmekten bu kadar korkuyorsan neden sana güven vermeyen insanlarla ilişki kuruyorsun?” sorusu akla gelebilir.
Ancak psikolojik şemalar kişinin tanıdığı ilişki biçimlerini tekrar etmesine neden olabilir.
Kişi bilinçli olarak acı çekmek istemez.
Fakat çocuklukta öğrendiği ilişki modeli ona tanıdık gelebilir.
Bu nedenle bazen:
“Beni terk edecek gibi davranan insanlara daha fazla bağlanıyorum.”
gibi bir örüntü ortaya çıkabilir.
Terk Edilme Şeması ve İlişkide Test Etme Davranışları
Bazı kişiler partnerinin sevgisinden emin olamadığında onu doğrudan konuşmak yerine test edebilir.
Örneğin:
- “Bakalım ben aramazsam beni arayacak mı?”
- “Biraz soğuk davranayım, peşimden gelecek mi?”
- “Beni gerçekten seviyorsa bunu fark eder.”
- “Bakalım beni seçmek için ne yapacak?”
Bu davranışların altında çoğu zaman sevginin test edilmesi ve terk edilmeye karşı güvence aranması bulunabilir.
Ancak karşı taraf test edildiğini anlamadığında farklı bir tepki verebilir.
Sonuçta kişi beklediği güvenceyi alamaz ve korkusu daha da güçlenebilir.
Terk Edilme Korkusunu Azaltmak İçin İlişkide Açık İletişim
Terk edilme şeması aktif olduğunda kişi korkusunu doğrudan ifade etmek yerine suçlayıcı veya kontrol edici davranabilir.
Örneğin:
“Sen zaten beni önemsemiyorsun.”
demek yerine:
“Senden uzun süre haber alamadığımda terk edilme korkum tetikleniyor. Bunun geçmiş deneyimlerimle de ilgili olduğunu fark ediyorum.”
demek iletişimi değiştirebilir.
Burada kişi partnerini sorumlu tutmak yerine kendi yaşadığı duyguyu ifade eder.
Terk Edilme Şeması Ne Zaman Profesyonel Destek Gerektirir?
Terk edilme korkusu zaman zaman herkesin yaşayabileceği bir duygu olabilir. Ancak bu korku sürekli hâle geldiğinde veya kişinin yaşamını belirgin şekilde etkilediğinde profesyonel destek düşünülebilir.
Özellikle aşağıdaki durumlarda değerlendirme faydalı olabilir:
- İlişkilerinizde sürekli terk edilme korkusu yaşıyorsanız,
- partnerinizi sık sık kontrol ediyorsanız,
- yoğun kıskançlık yaşıyorsanız,
- sürekli güvence ihtiyacınız varsa,
- yalnız kalmak sizin için dayanılmaz hâle geliyorsa,
- terk edilmemek için istemediğiniz şeyleri kabul ediyorsanız,
- ilişkileriniz benzer biçimde tekrar tekrar sona eriyorsa,
- ayrılık sonrasında günlük işlevselliğiniz ciddi biçimde bozuluyorsa,
- terk edilme düşünceleri yoğun kaygı veya depresif belirtilere yol açıyorsa
bir psikiyatri veya psikoterapi değerlendirmesi yararlı olabilir.
Terk Edilme Şeması Değiştiğinde Ne Olur?
Terk edilme şemasının iyileşmesi, kişinin artık hiçbir zaman ayrılık korkusu yaşamaması anlamına gelmez.
Daha sağlıklı değişim, kişinin ilişki içerisindeki belirsizlikleri daha gerçekçi değerlendirebilmesidir.
Örneğin eskiden:
“Mesajıma cevap vermedi. Kesin beni artık istemiyor.”
diyen kişi zamanla:
“Şu anda mesajıma cevap vermedi. Bunun birçok nedeni olabilir. Şu an terk edildiğime dair bir kanıt yok.”
diyebilir.
Eskiden:
“Beni bırakmasın diye her istediğini yapmalıyım.”
diyen kişi:
“Bu ilişkiyi önemsiyorum ama kendi sınırlarımı da koruyabilirim.”
noktasına gelebilir.
Eskiden:
“Yalnız kalırsam baş edemem.”
diyen kişi:
“Yalnız kalmak zor olabilir ama bununla baş edebilirim.”
demeyi öğrenebilir.
Terk Edilme Şeması Üzerinde Çalışmanın Temel Amacı
Buradaki amaç kişinin ilişkilerden uzaklaşması değildir.
Tam tersine, amaç kişinin yakın ilişkiler içerisinde daha güvenli ve dengeli olabilmesidir.
Birini sevebilmek ancak onu sürekli kaybetmekten korkmamakla mümkün değildir.
Sağlıklı ilişki, sevdiğiniz kişiye bağlanırken aynı zamanda onun davranışlarını tamamen kontrol etmeye çalışmamaktır.
Kendi ihtiyaçlarınızı ifade edebilmek, gerektiğinde sınır koyabilmek ve ilişkinin geleceğini yüzde yüz garanti edemeseniz bile bugün ilişkiyi yaşayabilmek önemli bir kazanımdır.
“Seni kaybetmekten korkabilirim. Ama bu korku nedeniyle seni kontrol etmek veya kendimden vazgeçmek zorunda değilim.”
Sonuç: Terk Edilme Korkusuyla Yaşamak Zorunda Değilsiniz
Terk edilme şeması kişinin ilişkilerini, kararlarını ve kendisiyle kurduğu ilişkiyi derinden etkileyebilir.
Geçmişte yaşanan kayıplar veya istikrarsız ilişkiler, bugün yaşanan küçük bir belirsizliğin bile çok büyük bir tehdit gibi algılanmasına neden olabilir.
Ancak geçmişte terk edilmiş olmak, gelecekte mutlaka terk edileceğiniz anlamına gelmez.
Bugünkü partneriniz geçmişteki kişiler değildir.
Bugünkü ilişkiniz geçmişte yaşadığınız ilişkilerin aynısı olmak zorunda değildir.
Ve en önemlisi:
Bir ilişkinin sona ermesi, sizin değersiz olduğunuz anlamına gelmez.
Terk edilme korkusunun azalmasıyla kişi ilişkilerinde daha fazla özgürlük yaşayabilir. Partnerini kontrol etmek yerine onunla iletişim kurabilir. Güvence istemek yerine kendi duygusunu düzenleyebilir. İlişkiyi kaybetmemek için kendinden vazgeçmek yerine hem ilişkiyi hem de kendi sınırlarını koruyabilir.
Sağlıklı bağlanmanın önemli parçalarından biri de şudur:
“Seni seviyorum ve bu ilişkiyi önemsiyorum. Ama seni kaybetme korkusuyla kendimi kaybetmek zorunda değilim.”
Psikiyatrist Dr. Burak Toprak ile Terk Edilme Korkusu Üzerine Çalışmak
Terk edilme korkusu ilişkilerinizde yoğun kaygıya, kıskançlığa, kontrol davranışlarına, sürekli güvence aramaya veya kendi ihtiyaçlarınızdan vazgeçmenize neden oluyorsa, bu durumun altında yatan psikolojik örüntülerin değerlendirilmesi faydalı olabilir.
Psikiyatrist Dr. Burak Toprak tarafından gerçekleştirilen psikiyatrik değerlendirme ve psikoterapi süreçlerinde, terk edilme korkusunun hangi durumlarda tetiklendiği, ilişkilerde nasıl davranışlara dönüştüğü ve geçmiş deneyimlerle nasıl bağlantılı olduğu ele alınabilir.
Gerekli durumlarda psikoterapi sürecinde terk edilme korkusu, güvence arama, kıskançlık, sınır koyma, yalnız kalabilme ve ilişkilerde daha güvenli bağlanma becerileri üzerinde çalışılabilir.
Terk edilme korkusu veya ilişkilerinizde tekrarlayan benzer sorunlar nedeniyle profesyonel destek almak için
randevu sayfasından iletişime geçebilirsiniz.
İlgili Yazılar
Onay Arayıcılık Şeması Nedir?
Kusurluluk Şeması Nedir?
Duygusal Yoksunluk Şeması Nedir?
Sosyal Kaygı Bozukluğu Nedir?
Önemli: Bu içerik genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır.
İnternette yer alan bilgiler kişiye özel tanı veya tedavi yerine geçmez.
Yoğun terk edilme korkusu, ilişki sorunları, kaygı veya duygusal dalgalanmalar
yaşıyorsanız bir psikiyatri veya ruh sağlığı uzmanından değerlendirme almanız önerilir.
